Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16814 E. 2009/5456 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16814
KARAR NO : 2009/5456
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Davacının İş kazası sonucu % 34,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 25, davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47 maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutularak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmini duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966, 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarı etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hâkim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü. Tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerlerine;
“1-Davacının, maddi tazminatına yönelik davasının reddine;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 500,00 TL; avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Alınması gereken 14,00 TL karar ve ilâm harcı peşin alınan 4,96 TL nin mahsubu ile bakiye 9,04 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu dava yönünden davacı tarafından yapılan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
2-Davacının bu dava dosyası ile birleştirilen mahkememizin 2007/129 esasında kayıtlı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.02.1998 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat taleplerinin reddine;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.800,00 TL; avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 2.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Alınması gereken 1.350,00 TL karar ve ilâm harcı peşin alınan 1.350,00 TL ile karşılandığından harç alınmasına yer olmadığına; davacı tarafından peşin yatırılan 1.350.00 TL nispî harç ile 13.10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.363,10 TL harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Bu dava ile ilgili yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 13.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.