Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6272 E. 2009/8203 K. 01.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6272
KARAR NO : 2009/8203
KARAR TARİHİ : 01.12.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, sona eren üyelik sırasında kooperatife ödenen aidat bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin birlikte ortak olarak sahibi oldukları kooperatif üyeliğinden istifa etmeleri nedeniyle ödedikleri aidat bedellerinin kooperatifçe iade edilmediğini tahsili için başlatılan icra takibine de kısmen itiraz edildiğini ileri sürerek, kısmi itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacılarca istenilen 6.984,00-YTL ana para ve 278,00-YTL işlemiş faizin fazla olduğunu, bu nedenle itirazın haklı olduğunu savunarak davanın reddini ve haksız dava nedeniyle % 40 kötüniyet tazminatının davacılardan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacıların eşitlik ilkesi gereğince gider payından sorumlu olmadıkları, bu nedenle alacaklı oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin devamına, % 40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sona eren kooperatif üyeliği sırasında ödenen aidat bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının çıkma payından genel gider payının düşülüp düşülmeyeceği hususundadır. Mahkemece, bir kısım üyelere ödeme yapılırken gider payı düşülmediği, buna göre eşitlik ilkesi gereğince davacıların alacağından da gider payı düşülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bir kısım üyeler hakkında açıklanan şekilde uygulama yapılması kooperatif yöneticilerinin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup, bu durum davacılara da aynı uygulamanın yapılması yönünden bir hak kazandırmayacağı gibi emsal alınan sekiz üyeliğin yükleniciye olan borca mahsuben verilmiş üyelikler olup, açılan bir başka dava nedeniyle bu üyeliklerin kısa sürede sona ermiş olması nedeniyle bu üyeliklerin davacıların durumuna örnek gösterilmesi de doğru değildir. Nitekim, aynı kooperatifin bir başka üyesinin fazla ödediği paranın istirdadı için aynı gerekçelerle açtığı dava hakkında, Yargıtay 11. HD’nin 2006/13283-2008/233 sayılı kararı ile üyenin iade alacağından gider payının düşülmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bu itibarla, davacıların alacağının belirlenmesinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi kapsamında genel gider payının düşülmesi gerektiği hususu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 01.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.