YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7461
KARAR NO : 2009/8954
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 197 ada 28 ve 203 ada 20 parsel sayılı 17944.83 ve 8907.66 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … Tarihi Sit alanı içinde kaldıkları belirtilerek davalı Hazine adına tesbit edilmiş; 197 ada 28 sayılı parselin …’ün, 203 ada 20 sayılı parselin ise … …’ün kullanımında olduğu, her iki taşınmazın “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı ve … Tarihi Sit alanı” olduğu tutanakların beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı … adına tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “… Tarihi Sit alanı içinde kalmaktadır.” sözcüklerinin eklenmesine, 966.68 TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklarca çekişmeli taşınmazın dekarının 300.-TL değerinde olduğu bildirilmiş, Mahkemece de davacı vekili yararına avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 966.68-TL nispi vekalet ücreti tayin edilmiştir. 3402 sayılı Yasa’nın 31/ son maddesinde yer alan “Avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuen tayin ve takdir olunur. Şu kadar ki takdir olunacak vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.” şeklindeki açık düzenlemeye göre, davacı vekili lehine vekalet ücretinin maktuen takdir edilmesi gerekirken, “nispi” olarak hesaplanması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.