YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4957
KARAR NO : 2008/4265
KARAR TARİHİ : 10.06.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 90 parsel sayılı 1477.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içerisinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davalılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taşınmazın niteliği ile ilgili 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, yöntemince mera araştırması yapılmamış, taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve özellikle mera olarak kesinleşen komşu taşınmazlara ait dava dosyaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk maliki, intikal ve tasarruf şekli hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili, dosyada ./..
mevcut zirai bilirkişi raporları ve kesinleşen mera parsellerine ilişkin dava dosyalarında bulunan ziraatçi bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın niteliğinin ve zilyetlik durumunun belirlenmesi hususunda mera olarak kesinleşen komşu taşınmazın dava dosyalarında yapılan araştırma ve alınan beyanlar ile zirai bilirkişi raporları da gözönünde bulundurulmalı, dört tarafı mera olarak kesinleşen taşınmazın meradan açılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.