YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2195
KARAR NO : 2022/20899
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
I-Sanıklar … ve … hakkında “2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde:
Vergi mükellefi olan sanık … hakkında 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği, yine sanıklar … ve …’ın ise sanık …’dan aldıkları vekaletnamelere istinaden işlerle ilgilendikleri ve sahte fatura düzenleme suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, her ne kadar sanıkların atılı suçları işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de, sanık …’ün savunmasında, suçlamayı kabul etmeyerek suça konu fiilleri vekaletname verdiği diğer sanıklar … ve …’un gerçekleştirdiğini beyan etmesi, yine 2013 yılında Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesinde, …’ın yanına gelerek dükkan bulmasını, karşılığında verdiği malı satmasını, kazancı paylaşacaklarını ve şirket kurmasına yardımcı olacağını söylediğini, …’a vekaletname verdiğini, bu şekilde iş yerinin açıldığını, daha sonra …’nın kendisine zorla senet imzalattırdığını, korktuğu için şikayetçi olmadığını, bu olaydan sonra eşi ile çalışmak için Gürcistan’a gittiğini, kazancın yarısını göndereceğini söylediği, daha sonra bu kişinin faturaları başkasına sattığını öğrendiğini, bu yüzden vekaletnameyi iptal ederek mükellefiyeti sona erdirdiğini, daha sonra yine kendisini ikna ettiğini, bu kez …’nın oğlu …’a vekalet verdiğini, yine bu kişilerin fatura sattığını öğrenince …’dan belgeleri istemesi üzerine darp edildiğini beyan ederek suç duyurusunda bulunması, sanıklar … ve …’ın ise suçlamayı kabul etmeyerek sahte fatura düzenlemedikleri yönünde beyanda bulunmaları, yapılan incelemede sanık …’ın üzerine kayıtlı mükellefiyetin 28.11.2011 tarihinde tesis edilerek faaliyetine başladığı, sanık … tarafından 28.09.2011 tarihli vekaletname ile sanık …’nın vekil tayin edildiği, 05.06.2012 tarihinde ise mükellefiyetin terk edildiği, sanık … tarafından bu kez 12.03.2013 tarihli vekaletname ile sanık …’un tam yetki ile vekil edildiği ve terk edilen mükellefiyetin 18.03.2013 tarihinde tekrar başlatıldığı, ancak mükellefin adresinde bulunmaması nedeniyle mükellefiyetin 30.04.2013 tarihinde resen terkin edildiği, mükellefiyetin terk ve resen terk olarak iki kez sonlandırılmasına rağmen fatura düzenlenmesine devam edildiği, bu şekilde 2012 takvim yılında 13.423.585 TL, 2013 yılında ise 35.539.714 TL tutarında sahte fatura düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
1-Sahte olduğu iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanık …’ün bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Başkanlıklarından sorulmak suretiyle getirtilip, yine iş yerinin kuruluş işlemleri sırasında imzalanan belgeler ile yoklama fişi, matbaa basım formu vb. evrakların temin edilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını, söylemeleri halinde; faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2-Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
3-Şirket adına KDV beyannamelerinin kimin tarafından verildiğinin araştırılması, muhasebeci tarafından verildiğinin anlaşılması halinde açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip duruşmaya çağrılarak CMK’nin 46 ve 48. maddeleri gereğince çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadığı, suça konu faturaların kim tarafından getirildiğinin sorulması,
4-Sanıkların savunmasının araştırılması ve suç kastının varlığının tespiti bakımından, sanık … adına oluşturulan mükellefiyetin ne şekilde oluşturulduğu, sanıklar … ve … adına verilen vekaletnamelere istinaden mi bu işlemlerin gerçekleştirildiği, yoksa bizzat Sanık …’ın katılımı ile mi gerçekleştirildiğinin araştırılması, gerektiğinde sanık …’un suç tarihlerinde yurt dışında olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre toplanan tüm deliller değerlendirilip, suçun sübutu halinde ise; hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
II- Sanık … hakkında 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesine gelince:
Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, belirtilen nedenlerle beraat hükümleri ile diğer yönleri incelenmeyen mahkumiyet hükümlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yz.İşl.Md. – …