YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/274
KARAR NO : 2009/4927
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 09.06.2000 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 100,00.-TL maddi, 3.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan dayanışmalı olarak tahsilini istemiş, davalılar tarafından davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, 3.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan dayanışmalı olarak tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
% 0 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında % 40 ve davalıların ise % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler doğrultusunda ve özellikle dava dilekçesinde davacı vekilinin davalıların tam kusuruna dayanarak talepte bulunmasına rağmen, yargılama sırasında davacının % 40 oranında kusurlu bulunması dikkate alındığında, talepten bir miktar indirim yapılarak davacı yararına 2.700,00-TL manevi tazminat yerine 3.000,00.-YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Maddi tazminat isteminin tümden reddine,
2- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 2.700,00-TL manevi tazminatın 09.06.2000 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,
b- Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-TL; reddedilen maddi tazminat üzerinden 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 368,10.-TL yargılama giderinden takdiren 320,60.-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 145,80.-TL karar ve ilam harcından peşin , alınan 132,00.-TL harcın indirilmesi ile kalan 15,96.-TL harcın davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
5- Davacı tarafça yatırılan 132,84.- TL. nisbi harç ile 3,24.- TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 136,08.-TL. harcın davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 02.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.