YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6626
KARAR NO : 2009/8906
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının birikmiş aidat borcunu ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının kooperatif aidat borcuna karşılık bonolar verdiği, bu suretle borcunu ödediği, en son takip tarihi itibarıyla mevcut olan borcundan fazla olmak üzere 1.470,00-YTL bono vermek suretiyle borcunu ödemiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece aidat borcuna karşılık bono verilmiş olması ve bu bonoların ödenmiş olması esas alınmak suretiyle borç hesaplaması yapılmış ise de; öncelikle, davacı kooperatif tarafından davalı ile bu şekilde ödeme planı düzenleyen kişinin kooperatifi temsile yetkisinin olmadığı savunulmuş olup, mahkemece bu husus değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hükme esas alınan hesaplama bakımından ise; aksine bir genel kurul kararı veya genel uygulama bulunmadığı takdirde ilke olarak BK’nun 84. maddesi hükmü uyarınca, kooperatife yapılan ödemelerin öncelikle faize mahsup edilmesi gerekli olup, raporda bu ilkeye göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca davanın niteliğine göre icra takip tarihi itibarıyla borç durumunun belirlenmesi ve davadaki haklılık durumunun da buna göre değerlendirilmesi gerekli olup, bu konuda takip tarihi itibarıyla mevcut bulunan borca karşılık düzenlenmiş 1.470,00-YTL bedeli bononun da açıklanan ilkelere göre değerlendirilmesi gereklidir. Bu itibarla mahkemece, öncelikle hükme esas alınan bonoların düzenlenmesine ilişkin belgede imzası bulunan kişinin kooperatifi temsile yetkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bunun sonucuna göre yapılan ödemelerin mahsubuna ilişkin açıklanan ilke gözetilerek aidat ve yapılan ödemelerin tarihleri de göz önüne alınarak borç durumunun takip tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekli olup, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.