YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29309
KARAR NO : 2023/86
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
C. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebinin mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sübuta, cezaların haksız ve gerekçesiz olarak arttırıldığına, tehdit suçu bakımından 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılanın resmi nikahlı evli oldukları, ikamet ettikleri … ilinden katılanın kardeşinin düğünü için geldikleri … ilinde bulundukları sırada aralarında ailevi sebeplerden dolayı tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanığın katılanın saçını kopardığı ve kolundan yaraladığı, olay sonrasında katılanın adli rapor içeriğine göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, ayrıca sanığın kullanmış olduğu telefon hattından katılanın kullandığı telefon hattına 16.06.2015 tarihinde 11.31 ile 12.44 saatleri arasında “…şimdi …’ı basmaya geliyorum bekleyin, senin kadar iki yüzlü insan görmedim, birde faceden engellemişsin beni k***,…ulan o …’ı size mezar etmeyen erkek değildir, bu saatten sonra azrailiniz benim, her an canınızı almak için kol geziyorum çevrenizde…” şeklinde ifadeler içeren hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Ve Tehdit Suçlarının Sübutuna Yönelik Yapılan Temyizde
Sanığın tehdit suçu bakımından ikrarı, 16.06.2015 tarihli mesaj tutanağı, mağdur beyanı ile mağdurun yaralanmasına ilişkin adli rapor dikkate alındığında Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
B. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
“Sanığın geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi ve ısrarı ile ileride suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın ertelenmesine ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına.” şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin taktir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
C. Sair Yönlerden
1.Sanığın aynı mağdura karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama ve tehdit suçlarını farklı zamanlarda gerçekleştirdiği, bu sebeple tehdit suçu yönünden; 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
2.Kasten yaralama ve uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise tehdit suçu yönünden, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Bakımından
Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.