Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5031 E. 2008/4395 K. 16.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5031
KARAR NO : 2008/4395
KARAR TARİHİ : 16.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 216 ada 16 parsel sayılı 872.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiş iken, 20.7.2004 tarihli kadastro Komisyonu tutanağı ile krokisinde “A” ile gösterilen kısmının 2. derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle 2863 sayılı Yasa’nın 11. maddesi gereğince zilyetlik yolu ile iktisap edilmesi mümkün bulunmadığından taşınmazın “A” kısmının 404.39 metrekare olarak 216 ada 50 sayılı parsel altında tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilerek beyanlar hanesine 2.derece arkeolojik sit alanında kaldığı şerhi verilmesine, “B” harfi ile gösterilen 467.91 metrekarelik kısmının da 216 ada 16 sayılı parsel altında tespit maliki … adına tespitine karar verilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 216 ada 50 parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 216 ada 50 sayılı parselin davacı … adına tesciline, 2. derece arkeolojik sit alanında kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 2863 sayılı Kanun’un 11.maddesinde 5226 sayılı Kanununla yapılan değişikliğe kadar zilyetlikle iktisap şartlarının davacı yararına oluştuğu, 2863 sayılı Kanun’un 11.maddesinde 5226 sayılı Kanununla yapılan değişikliğin geriye yürüyeceğine dair bir hükmün de mevcut olmadığı, aleyhe yorumla bu değişikliğin geriye yürütülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç yasaya uygun değildir. Çekişmeli parselin 2. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı dosyadaki deliller ile sabit olduğu gibi, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi 30.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve buna göre kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği hükmü getirilmiştir. 2863 sayılı Kanuna eklenen geçici 7.maddesinde de, bu değişikliğin kadastrosu devam eden taşınmazların sınırlandırma ve tespiti işleri ile devam eden davalarda da uygulanacağı belirtilmiştir. Bu yasal düzenlemeler karşısında Mahkemece taşınmazın 2.derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağının kabulü ile davanın reddine
karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.