YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5055
KARAR NO : 2008/4411
KARAR TARİHİ : 16.06.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 129 ada 81 parsel sayılı 1593,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve hisseleri de gösterilmek suretiyle davalılar …, …, … adına, 116 ada 2, 132 ada 43, 133 ada 45 ve 52 parsel sayılı 3917.74, 3734.09, 172.08 ve 428.66 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenle davalı … adına, 115 ada 43, 133 ada 77, 90 ve 93 parsel sayılı 442.31, 9197.14, 6248.18 ve 4974.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı … adına, 115 ada 23 ve 49 parsel sayılı 9627,85 ve 760,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı … adına, 107 ada 3, 115 ada 1, 12, 129 ada 82, 132 ada 38, 133 ada 31, 86 ve 96 parsel sayılı 6028.52, 5562.36, 2161.60, 786.31, 150.14, 163.72, 5986.83 ve 77.63 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı … adına, 115 ada 63 parsel sayılı 3465.53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise dava dışı … … adına tespit edilmiştir. Davacı … (…) yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … (…) ve davalılar …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 115 ada 63 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların davacı ve davalıların ortak murisi … …’dan intikal ettiği, murisin sağlığında bu taşınmazları davalılara hibe ederek ve satarak teslim ettiği, ölümünden sonra ise terekesinde her hangi bir taşınmaz kalmadığı; davacının, murisin mirastan mal kaçırdığı ve mahfuz hissesini ihlal ettiği iddiasının ise mahkemelerinin görevi dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak hükmün esasını teşkil eden kısa kararda “davacının tenkis hukuki nedenine dayalı davası yönünden Mahkemenin görevsizliğine” karar verilmesine karşılık gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu hususun yazılmaması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki doğmuştur. Kısa karar ve gerekçeli kararın çelişkili olması 10.4.1992 günlü, 1991/7-1992/4 esas ve karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme kararına göre başlıbaşına bozma nedeni olduğu gibi, çekişmeli 115 ada 63 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davada tespit maliki … … davalı olarak gösterilmemiş olması nedeniyle davanın husumet nedeni ile reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken, işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına 16.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.