YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4676
KARAR NO : 2022/6488
KARAR TARİHİ : 29.09.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.03.2021 tarih ve 2017/616 E. – 2021/148 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 26/05/2011 tarihli nakliye sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme uyarınca davalıya ait boruların Yalova-Sivas-Hafik arasında müvekkili tarafından 1.535.000,00 TL+KDV bedelle taşınacağının ve müvekkilinin tek nakliyeci olduğunun kararlaştırıldığını, müvekkilinin boruların nakliyesi için sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirirken davalının boruların 446.571,00 TL’lik kısmını müvekkiline taşıtıp, geri kalanını başka firmalara taşıtarak müvekkilinin kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin kazanç kaybının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ibraz ederek talebini 173.428,50 TL’ne yükseltmiş, aleyhindeki birleşen davanın ise, reddini istemiştir.
Asıl davada davalı vekili davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise müvekkilinin DSİ’den aldığı ihale ile boru üretim ve teslim işini yüklendiğini ve nakliyesi
için davalı ile sözleşme imzalanarak 2011 yılı Eylül ayına kadar birkaç partide boruların Sivas’a götürüldüğünü ancak, davalının nakliye işini yaparken edimlerinin çoğunu yerine getirmeyip, büyük kısmını da eksik yaptığını, buna rağmen projenin büyüklüğü, aciliyeti ile alternatiflerin azlığı nedeniyle bir süre davacı ile çalışmak zorunda kalındığını, bu aşamada sevkiyatta aksamalar olduğunu ve müvekkilinin başka şirketlerle sevkiyat yaptığını ancak, davalıya ait 12 adet tırın Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne aykırı yük taşıma gerekçesiyle trafikten men edildiğini ve boruların müvekkili tarafından alınarak sevkinin sağlandığını, müvekkilinin sevkiyatı başka araçlarla yapmak zorunda kaldığını, davalı ile şifahen görüşülerek sözleşmenin uygulanmamasının kararlaştırıldığını buna rağmen, davalının müvekkili aleyhine dava açması nedeniyle 13/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 Euro cezai şart, 35.400 TL aparat bedeli, 1.392.- TL otopark ücreti ile başka şirketlerle taşıma yapılmasından kaynaklanan fazla ödeme bedelleri, günlük 300,00 TL personel bulundurma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taşıyanın sözleşmeye aykırılıklarının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle taşıyanın fesih iradesinin TBK m 484 anlamında tazminat karşılığı fesih olarak nitelendirilmesi gerektiği, asıl dava bakımından, davacının dosyada mübrez bilirkişi raporlarında hesaplanmış olumlu zararı olan 173.482,50 TL bedeli talep edebileceği, birleşen dava bakımından davacının ceza koşulu talep edemeyeceği, aparat bedeli ve yediemin bedeli olarak 36.792 TL talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davaya konu 40.000,00 TL kazanç kaybının dava tarihinden itibaren, 133.482,50 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davaya konu 36.792,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, asıl dava; taşıma sözleşmesinin ihlal edilmesi ve sözleşmeye aykırı olarak işin başkasına yaptırılması nedeniyle kazanç kaybının tespiti ile tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında “nakliye sözleşmesi” başlıklı 26.05.2011 tarihli sözleşme imzalanmış olup bu sözleşmenin 6.4 nolu maddesi “HHG’nin söz konusu taahhüdü yerine getirememesi durumunda, Alkaşboru, söz konusu işi başka bir firmaya yaptırma hakkına sahiptir. Bu durumda Alkaşboru’nun diğer firma ile yapmış olduğu sözleşme bedeli ile Madde 2’deki sözleşme bedeli arasındaki farkı, Alkaşboru, HHG’den tahsil etme hakkına sahip olacaktır” şeklindedir. Yargılama aşamasında dört adet bilirkişi raporu alınmış olup, 01.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun ayrık görüşünde ve 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda anılan sözleşme maddesi dikkate alınarak somut olayda, davacının KYTK’ya aykırı taşıma yapması nedeniyle araçların yükleriyle bağlanarak trafikten men edilmesi nedeniyle davacının sözleşmeyi ihlal ettiği ve taşıyıcılık sıfatının kendi kusuruyla sona erdiğinin kabulünün gerektiği bu yüzden davalının sözleşmenin feshi gerekmeksizin haklı olarak taşımayı başkasına yaptırılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre sözleşmenin anılan maddesi, bilirkişi raporlarındaki değinilen hususlar gözetildiğinde, asıl davada davacının taşıma sözleşmesini ihlal ettiği dikkate alınarak asıl davada davalının başka bir taşıyıcıya taşıma yaptırabileceğinin kabulü gerekirken mahkemece başka bir firmaya taşıma yaptırılması nedeniyle asıl davada davacının zararının doğduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde açıklanan nedenlerle mahkemece asıl davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün asıl davada davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 2.881,95 TL harcın temyiz eden (birleşen davaya yönelik) birleşen davada davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.906,16 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.