YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6537
KARAR NO : 2022/7608
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2021 tarih ve 2021/80 E. – 2021/227 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı Milli Savunma Bakanlığı Hava Lojistik Komutanlığına ait hava aracı yedek parça ekipmanı emtiasının müvekkili şirket tarafından Emtia Nakliye (Abonman) Sigorta Poliçesi kapsamında 02/03/2015-26/08/2015 tarihleri arasında nakliyat muhataralarına karşı sigortalandığını, 235-08344954 no.lu hava konişmentosunda miktarı ve değeri kayıtlı bulunan sigortalı 5 kap emtiadan, davalıya ait TK 0012 sefer sayılı uçakla 20/07/2015 tarihli New York-ABD/İstanbul-Türkiye taşınması sonrasında 1 kap eksik olarak teslim edildiğini, eksik teslimat kaydı 03/08/2015 tarihinde konşimento üzerine dercedildiği gibi ayrıca sigortalısı tarafından davalı taşıyana hasar ihbarı da yapıldığını, davalı tarafından 04/08/2015 tarihinden itibaren muhtelif tarihli elektronik posta mesajları, 22/08/2015 tarih ve 02/11/2015 tarihli yazıları ile hasar/kayıp olayının bilgileri dahilinde olduğunun kabul edildiğini, hasar tespitine göre, sigortalıya kayıp/eksik emtianın bedeli olarak fatura tutarının 325.941,30 USD karşılığı 952.824,20 TL hasar tazminatının 04/01/2016 tarihinde ödendiğini, ayrıca sigortalının hasar nedeniyle sahip olduğu tüm talep ve dava haklarının devir ve temlik alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 952.824,20 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olaya Montreal Konvansyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkiline süresi içinde usulüne uygun olarak ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun eksik teslim olunan kargonun kilogramı ile 19 SDR’nin çarpımı sonucu bulunacak üst limitle sınırlı olmak kaydıyla ispat edilecek gerçek zararla sınırlı olduğunu, faiz talebinin başlangıcının karar tarihi olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalının sorumluluğunun özel çekme hakkı (SDR) ile sınırlı olduğu gerekçesi ile verilen davanın kısmen kabulüne dair kararının davacı istinaf başvurusu sonucu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz kanun yoluna başvuran davacının temyizi kabul edilerek istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yük/kargo taşımasında eşya/paket taşıyıcıya verilirken gönderici varış yerinde teslimindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe eşyanın sorumluluğunun 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığı, özel bildirimde bulunulması halinde ise, taşıyıcının bildirilen meblağın teslim anındaki menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağ kadar ödeme yapmakla sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının ABD’den temin ettiği toplam 5 kap, 349,27 kg emtia-kargodan l kap, 70 kg’nin kısmi zıyaı uğradığı, söz konusu kayıp/hasarın taşıyıcı davalı THY AO. ’nın bilgisi dâhilinde ve kabulünde olduğu, dolayısıyla fiili taşımayı gerçekleştiren THY A.O’nun kayıp ve hasardan ötürü kusurlu bulunduğu, dosyadaki hava taşıma senedinde, “Declared Value Carrıage: NVD”, “Declared Value for Customs: $512.114,82” ifadelerinin yer aldığı, buna göre, hava taşıma senedinde kargonun beyan edilen değerinde herhangi bir değer bulunmasa da gümrük değeri olarak 512.114,82 USD gösterilmiş olduğu, ayrıca emtia bilgilerini gösteren 5. numaralı bölümde “These commodities are Authorized by the U.S. Goverment for the Export to Turkey for use by the Turkısh Military” ifadelerinin yeraldığı, tercümesi dikkate alındığında, malların Türk Ordusu’nun kullanımına sunulmak amacıyla ABD hükümetinin onayı ile Türkiye’ye ihraç olunan mallar olduğunun anlaşıldığı, söz konusu hava taşıma senedinin davalı taşıyıcı Türk Hava Yolları tarafından düzenlenmiş olduğu, mezkûr İngilizce ibarenin de davadışı gönderen tarafından yapılmış özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer veya fayda bildiriminin belli bir şekle bağlı olmadığı değerlendirildiğinde, davalının kaybolan emtia için gerçek zarardan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi kurulu tarafından dava dışı sigortalının gerçek zararının ¨817.363,00 olarak hesaplandığı, 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükümleri dikkate alındığından davacı … şirketinin sigorta tazminatını sigortalısına ödediği ve sigortalının da gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 817.363,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıma sözleşmesine dayalı olarak taşınan emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle davalı taşıyıcıdan rücuan tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizce, sigortalı ile davalı arasındaki hava taşıma senedinde belirtilen değer esas alınarak gerçek zararın tespiti gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozmadan önceki bilirkişi raporunda belirtilen, davacı ile sigortalısı arasındaki sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece bozma ilamındaki hususlar gözetilerek sigortalı Milli Savunma Bakanlığı ile taşıyan arasındaki sözleşme hükümlerine göre gerçek zararın belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozmaya aykırı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, dava dosyasının yerel mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.