Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5115 E. 2022/7664 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5115
KARAR NO : 2022/7664
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.03.2021 tarih ve 2018/1284 E. – 2021/273 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında 2011-2014 yıllarını kapsar şekilde tedarikçi sözleşmesi imzalandığı, ticari ilişkinin bu kapsamda doğduğu, davacının takip tarihi itibariyle cari hesaba dayalı alacaklı olduğundan bahisle takip başlattığı, davalının takibe taraflar arasındaki sözleşme gereğince satıştan ödeme sistemi ile çalışıldığını, ödemelerin satıştan itibaren 75 gün vade üzerinden, ödeme vadesini takip eden her ayın 2 ve 4. cuma günleri yapıldığını, takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde 10.283,89 TL alacak bakiyesi olduğunu belirterek itiraz ettiği, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından her iki tarafın defterleri ve dayanakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan mali incelemede takip tarihi itibariyle taraf şirketlerin defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalının kendi defterlerine göre davacıya 69.040,05 TL borçlu göründüğü, ancak davalının takip sonrasında düzenlemiş olduğu faturalarla dava tarihi itibariyle 10.283,95 TL borçlu göründüğü ayrıca davalının depo iade faturası ve envanter farkı faturası düzenlemesinin tek başına söz konusu malların davalı tarafından davacıya iade edildiği anlamına gelmeyeceği, ispatlanması gerektiği ancak dosya kapsamında davalının bu hususu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 69.040,05 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynen devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tedarik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmesi ve ekleri göz önüne alındığında, davalının teslim aldığı malları bedelini satışından 75 gün sonra ödeyeceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, takip tarihi itibariyle bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısı ile alacağın muaccel olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki sözleşme yanlış yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.