YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6418
KARAR NO : 2009/6636
KARAR TARİHİ : 16.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 36 parsel sayılı 8130,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olması nedeni ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, yasal süresi içerisinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişilerinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 3575,70 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla aynı ada ve parsel numarası ile davacı … adına, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 4554,95 metrekarelik kısmın ise aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 125 ada 36 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olması ve kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmaması nedeni ile Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve ziraat mühendisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın niteliğini bildirir biçimde bilimsel verilere dayalı olarak rapor düzenlenmesi istenmeli, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.