Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/10192 E. 2022/19948 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10192
KARAR NO : 2022/19948
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, katılan vekili

Sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisinin, sanıklar …, … (… ), … hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında “2010,2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından açılan kamu davalarında; sanık …’nin 29.09.2014 tarihli sorgusu ile vergi müfettişine verdiği ifadesinde, … ve …’nun şirket kurmak istediklerini ancak kendi üzerlerine yapamadıklarını söyleyerek yardım istemeleri üzerine kabul ettiğini, iş yerini kendi üzerine açtıklarını beyan etmesine karşın 26.03.2015 tarihinde şirketi kendisinin kurduğunu, şirkette yapılan iş ve işlemlerin tamamının kendisine ait olduğunu ancak faturaların sahte olmadığını beyan ederek çelişkili anlatımlarda bulunması, sanık … (…)’nın savunmasında, 2010 yılında … ve …’nun iş yerinde sekreter olarak çalışmaya başladığını, kendisinden vekâletname istediklerini, notere giderek vekâletname verdiğini, şirkete ortak yapıldığından haberinin olmadığını beyan etmesi, sanıklar … ve …’nun yüklenen suçları kabul etmemeleri karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Dosyada bulunan faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; sanıkların temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması,

3) Sanık …’nun UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden önce 04.05.2016 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
4) Suçların sübutu halinde ise; hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.