Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7961 E. 2022/8510 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7961
KARAR NO : 2022/8510
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.06.2021 tarih ve 2020/285 E. – 2021/468 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davadışı Alfa Madencilik Metal Ltd. Şti. ile davalı takip alacaklısı arasında doğan bir borç nedeniyle borcun tasfiyesine yönelik 240.000,00 TL tutarındaki borca karşılık daha evvel düzenlenmiş bulunan senetlerin iadesi ile 30.10.2006 tanzim tarihi 01.09.2007 tarihinden başlayan 01.09.2009 tarihine kadar olan 265.000,00 TL tutarında yeni senet vermek suretiyle borcun tecdit edildiğini, davacıların bu borç senetlerine kefil sıfatıyla imza attıklarını, protokolde imzalarının olmadığını, davacıların borcun yenilenmesinden sonra senetlerin bir kısmını ödediğini, ödenmediğinden bahisle bir kısım senetlerin ise icra takibine konu yapıldığını, takip dosyaları üzerinden davacı … tarafından ödemeler yapıldığını, davacının eşi tarafından davalının banka hesaplarına muhtelif tarihlerde toplamda 18.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 4.760 kg kurşunun davalı temsilcisine teslim edildiğini, toplamda Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2011/544 sayılı dosyasında davalıya 40.233,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, 40.233,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 30.10.2006 tarihli protokol ile davalının alacağına ilişkin düzenleme yapılırken 265.000,00 TL’lik 25 adet bononun tanzim edilerek verildiğini ayrıca davalının geç ödeme nedeni ile uğrayacağı zararı için senetsiz olarak 15.02.2007 tarihinden 15.09.2009 tarihine kadar her ayın 15’inde 1.000,00 TL’nin borçlu tarafından alacaklıya ödeneceğinin belirtildiğini, Kadir Yaylı’nın yaptığını iddia ettiği ödemelerin buna ilişkin ödemeler olduğunu ve bu ödemelerin protokol gereklerini karşılamadığını, davacının 4760 kg kurşun teslimi ve buna bağlı ödeme def’ini kabul etmediğini, kurşunu davalı adına teslim aldıkları iddia olunan şahsı tanımadıklarını, davalının böyle bir temsilcisinin olmadığını savunarak davanın reddini ve %40 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozma konusu yapılmayan 18.000.- TL için davacı lehine müktesep hak oluştuğu, 04.06.2010 tarihinde dava dışı şirketçe davalı … …’a … Bankası kanalıyla yapılan 20.000,00 TL’lik ödemenin davalı hesabına değil bir başka dava dışı şirket olan EPP Mayfer Ltd. Şti.’nin borcuna kaydedildiği, bu dekontta “Kurşun Ödemesi” ibaresi dışında başkaca bir açıklamanın da bulunmadığı, davacı kurşun ödemesi açıklaması ile 3. kişi tarafından davalı hesabına gönderilen paranın davacıların borcuna mahsuben yapıldığını davacı tarafın ispat edemediği, 18.000.- TL’lik ödemeye ilişkin uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, İİK’nın 72/4. maddesinin 3. cümlesi hükmü gereğince menfi tespit davasının reddi halinde, alacaklı (davalı) yararına verilen haksız ihtiyati tedbir nedeniyle doğan zararın karşılanması ve hükmedilecek tazminat için herhangi bir talepte bulunulması gerekmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2011/544 sayılı takip dosyasındaki borçtan dolayı açılan 40.233,00 TL menfi tespit davasında davacıların borcun 18.000,00 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, icra takibi tedbir nedeniyle durduğundan reddedilen kısım olan 22.233,00 TL üzerinden hesap edilecek %20 kötü niyet tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece kurulan 13/10/2014 tarihli ilk hükümde davalı taraf lehine hükmedilebilecek tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiştir. Bu durumda anılan tazminat bakımından davacı taraf lehine müktesep hak oluştuğu gözetilmeksizin mahkemece kurulan son hükümde davalı taraf lehine tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiş ise de anılan husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün, davacılar vekilinin (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasının 5. bendinin çıkarılarak, yerine “Davalının tazminat isteminin reddine,” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 922,08 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının isteklei halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.