YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4035
KARAR NO : 2022/7687
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.09.2020 tarih ve 2019/747 E- 2020/337 K. sayılı ek kararın asli müdahale talebinde bulunan … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.03.2021 tarih ve 2020/1253 E- 2021/412 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asli müdahale talebinde bulunan … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Dingil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile müteveffa babası … tarafından Delta Petrol Ürünleri Otomotiv İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ortak ve hissedarları olan … ve …, …, …ve … aleyhine limited şirket pay devirlerinin iptali olmadığı takdirde nominal değerden piyasa rayiç değerinin ödenmesi istemiyle açılan davada …’a ait 160 pay ile …’a ait 1960 payın iptaline karar verildiği, bu paylardan 1820 payın …’a, 300 payın ise davacı …’a ait olduğunun tespitine karar verildiğini, mahkeme kararının henüz kesinleşmemekle beraber anılan mahkeme kararının ticaret siciline tescili için yapılan başvurunun Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 26. maddesi uyarınca reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 22/11/2019 tarih ve 16277 sayılı red kararının kaldırılmasına, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/465 E, 2018/939 K. sayılı kararında yer alan payların tescil ve ilanına ilişkin işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, her ne kadar davacı payların tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiş ise de müdürlük kararının 24/04/2019 tarihinde şirket ortaklarından …’a tebliğ olduğunu, muhatabın Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 39. maddesine dayanarak karara 8 gün içinde itiraz etmemesi nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şirket hisse devirlerinin aidiyetinin tespiti ile bu hisselerin ticaret sicile tescil edilmesi yani kararın infazı için kararın kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 22/11/2019 tarihli 16277 sayılı red kararının kaldırılmasına, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/465 E, 2018/939 K. sayılı kararında yer alan payların tesciline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince hüküm verildikten sonra … vekili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne hitaben düzenlenen 18/09/2020 havale tarihli dilekçesi ile davaya asli müdahale talebinde bulunarak ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince dosya üzerinden verilen 23.09.2020 tarihli ek karar ile … tarafından yargılama sırasında asli müdahale talebinde bulunulmadığından HMK’nın 65. maddesi gereği taraf sıfatı bulunmayan …’ın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin ek kararına karşı asli müdahale talebinde bulunan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; HMK 357/1. maddesinde Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamayacağı, davaya müdahale talebinde bulunulamayacağı, davanın ıslahı ve 166. maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesinin istenemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesince re’sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağının düzenlendiği, kanun yoluna hakkında hüküm kurulan davanın tarafları veya davanın tarafı olmasa da hakkında hüküm kurulan kişilerce başvurulacağı, somut olayda istinaf aşamasında asli müdahale talebinde bulunan dava dışı …’ın ilk derece mahkemesinde görülen davada HMK’nın 65. maddesi gereği asli müdahale talebinde bulunarak davada taraf sıfatını kazanmadığı gibi mahkeme ilamında aleyhine hüküm de kurulmadığı, HMK’nın 357. maddesi gereği istinaf aşamasında davaya müdahale talebinde bulunulamayacağından ilk derece mahkemesince taraf sıfatı bulunmayan … vekilinin istinaf isteminin reddine yönelik kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, asli müdahale talebinde bulunan … vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicil müdürlüğü kararının iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince karar verildikten sonra dava dışı … vekilince asli müdahale talebi yanında verilen karar ile paylarının ketmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, …’ın yargılama sırasında müdahale talebinde bulunmadığı bu sebeple 6100 sayılı HMK 65. maddesi gereğince taraf sıfatı olmadığından …’ın istinaf isteminin ek kararla reddine karar verilmiş, bu ek kararın … tarafından temyizi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince, HMK 357/1. maddesi uyarınca istinaf aşamasında davaya müdahale isteminde bulunulamayacağı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.
Karardan sonra dosyadan el çekmiş olan mahkemenin asli müdahilin müdahale talebini reddetmesinde HMK’nın 65. maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; henüz kesinleşmediği davacı yanca da kabul edilen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/ 465 E – 2018/939 K sayılı ilamına göre yeni pay durumunun tescili istenmiş ve eldeki davada da tescile karar verilmiştir. Kesinleşmeyen kararda müdahale talep eden …’ın Delta Pet. Ürünleri Ltd. Şti.’ndeki 1960 payının da terkin edilmiş olmakla eldeki mahkeme kararına karşı …’ın kanun yollarına başvuru hakkı bulunmaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ek karar ile İstinaf isteminde bulunan …’ın istinaf istemini reddetmesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asli müdahale talebinde bulunan … vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asli müdahale talebinde bulunan …’a iadesine, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.