Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8212 E. 2023/248 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8212
KARAR NO : 2023/248
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/726 Esas 2015/1038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22/3, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 12 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/726 Esas 2015/1038 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/12486 Esas, 2021/6342 Karar sayılı kararı ile;

“… Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve olay anında yaklaşık 0,72 promil olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde … kullanamayacak olmasına rağmen … kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı gözetilerek, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmaksızın bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin bilinçli taksirle işlendiği şeklindeki kabule dayalı olarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2021/732 E., 2022/230 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 9.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 12 ay süre ile geri alınmasına, hükmün sadece sanık lehine temyiz edilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 307/5 inci maddesi gözetilerek sanığın sonuç olarak 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2022 tarihli ve 2022/124926 sayılı, düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Yerel Mahkemenin bozma sonrası verdiği hükmün aleyhe bozma yasağı kapsamında olduğuna,

2. Yerel Mahkemenin verdiği kararın örtülü direnme olduğundan bozmayı gerektirdiğine,

3. Kararın hatalı ve haksız olduğuna,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay günü saat 23:30 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile kazadan yaklaşık 7 dakika sonra yapılan ölçüme göre 0,72 promil alkollü vaziyette meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli üç yönlü kavşağa geldiğinde, seyrettiği yol ortalarından sağ taraftaki sokak yönüne kontrolsüzce sağa dönüş manevrası yaptığı sırada, arkasından aynı yöne sağ tarafında seyretmekte olan katılan sürücü …’un sevk ve idaresindeki motosikletin, aracının sağ ön kapı kısmına çarpması sonucu biri nitelikli olmak üzere üç kişinin yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamında bulunan … Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve … Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait doktor raporlarında; katılan sürücü …’un hayati tehlike geçirecek, vücudunda hayat fonksiyonlarını 5. derecede etkiler nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, duyularından veya organlarından birinin fonksiyonunun sürekli kaybı niteliğinde yaralandığı, motosiklette yolcu olarak bulunan katılanlar … ve …’un ise, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları belirlenmiştir.

3. Kaza yeri krokisi, CD inceleme tutanağı ile olayın tanıkları Ö.Ö., N.K., O.B., O.K.’nın anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Kaza tespit tutanağında; kazanın yerleşim yerinde, üç yönlü T kavşakta, 7,00 m genişliğinde, eğimsiz, düz, kuru asfalt kaplama yolda gece meydana geldiği, kamyonet sürücüsünün 0,70 promil alkollü olduğunun belirlendiği, kask konusunda tespit bulunmadığı, dosyadaki beyanlardan motosiklet sürücüsünde kask takılı olduğu, motosiklette iki yolcu bulunduğu, kroki incelendiğinde çarpma noktasının kavşak başının 3,00 m ilerisinde emniyet şeridi çizgisinin 1,00 m sağ tarafında tespit edildiği, çarpışma sonrası kamyonetin sağ arka kısmı sokağın sağ tarafına 5,00 m, sol ön kısmı sokağın sol tarafına 3,00m mesafede iken duruşa geçmiş olduğunun belirlendiği, kusur durumuna ilişkin olarak da, kamyonet sürücüsü sanığın sağa dönüş kurallarına riayet etmemesinden dolayı tali, motosiklet sürücüsü katılan …’in ise önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izleme kuralını ihlal etiğinden asli kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir.

5. 04.06.2015 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 16.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; kamyonet sürücüsü sanığın doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma ve alkollü … kullanma kural hatalarını yaptığından asli, motosiklet sürücüsü katılan …’in taşıma sınırı üstünde yolcu alma kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

6. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin 17.09.2015 tarihli raporunda; “…Kamyonet sürücüsü …, çarpma noktasının yeri ve çarpma sonrası aracın duruşa geçtiği yerin yolun sağ tarafına olan mesafesi ile dosyada mevcut beyanlar dikkate alındığında, yönetimindeki … ile olay yeri kavşağa yaklaşırken sağ şeride geçip sağ şeritte seyretmesi ve kavşaktan sağa dönüşünü dar kavisle yapması gerektiği halde, seyretmekte olduğu yol ortalarından kurallara aykırı biçimde ve kontrolsüzce sağa dönüş yaptığı sırada, arkasından aynı yöne sağ tarafında seyreden motosikletin önünü kapatıp aracının sağ yan kısmına çarpmasına sebebiyet verdiği olayda, kurallara aykırı davranışı nedeniyle asli kusurludur. Motosiklet sürücüsü …, olayın oluş biçimi ve kamyonetin sağ yan kısmına çarpmış olması da dikkate alındığında; yönetimindeki motosiklete istiap haddi üzerinde gayri nizami yolcu almış halde trafikte seyre çımış, bu halde seyri sırasında kavşak mahalline yaklaşırken aracının hızını azaltmamış olmakla, kavşak mahallinde karıştığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tali kusurludur…” görüşü belirtilmiştir.

7. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve mahkemece 04.02.2015 tarihinde katılanlar hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

8. Sanık …’in üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.

9. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

10. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Olay günü saat 23:30 sıralarında, sanık sürücü …’in sevk ve idaresindeki . plaka sayılı kamyonet ile kazadan yaklaşık 7 dakika sonra yapılan ölçüme göre 0,72 promil alkollü vaziyette meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli üç yönlü kavşağa geldiğinde, seyrettiği yol ortalarından sağ taraftaki sokak yönüne kontrolsüzce sağa dönüş manevrası yaptığı sırada, arkasından aynı yöne sağ tarafında seyretmekte olan katılan sürücü …’un sevk ve idaresindeki motosikletin, aracının sağ ön kapı kısmına çarpması sonucu biri nitelikli olmak üzere üç kişinin basit taksirle yaralanmasına asli kusurlu şekilde neden olduğu anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tüm dava dosyası kapsamı, katılanların beyanları ile bu beyanı destekler mahiyetteki tanık anlatımları ve Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporları ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/726 Esas 2015/1038 Karar sayılı sanığın neticeten 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğundan, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, doğrudan sanığın neticeten 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve ilgili yasa maddesinin gösterilmemesi sebebiyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2021/732 E., 2022/230 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (3) numaralı bent dışında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2021/732 E., 2022/230 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (8) numaralı paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 7.200,00 TL adli para cezasına ilişkin sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilmesine” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.