YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5694
KARAR NO : 2022/9195
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 29.11.2019 gün ve 2018/1063-2019/1276 sayılı hükmün Dairemizce 15.06.2021 gün ve 2020/4127 -2021/5107 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa’nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı …’in, diğer davacı şirketin yetkilisi olduğunu, adı geçen davacı ile davalı … arasında 24.11.2009 tarihinde üzüm satışı konusunda sözleşme imzalandığını, yapılan sözleşme uyarınca keşidecisi davacı şirket, toplam tutarı 595.000,00 TL olan 6 adet çekin davalılar adına düzenlenerek teslim edildiğini, bu çeklerden toplam tutarı 417.000,00 TL olan 4 adedinin tahsil edildiğini, davalılarca, davalıların tedarik ettikleri üzümleri, dava dışı Aydemir Ltd. Şti’ye ait araçlarla davalılara ait depodan peyderpey teslim almaya başladıklarını, ancak davalıların taahhüt ettikleri günde ve miktarda üzümü hazır etmediklerini, mal tedarik işleminin gecikmeli yapıldığını, son 78.200 kg ‘lık kısmın ise hiç teslim edilmediğini, davacıların, geç ve eksik teslim nedeniyle zarara uğradığını, yurt dışında yapılan ticari anlaşmalar gereği 3. şahıslardan mal almak zorunda kaldıklarını ileri sürerek tazminat davası açma hakları saklı kalmak üzere ödenmeyen toplam bedeli 178.000,00 TL olan iki adet çek nedeniyle davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalıların taahhüt ettikleri üzümleri fazlasıyla davacı tarafa teslim ettiklerini, ürünlerin Çifçiler…Ltd.Şti.’ye ait depodan davalılar adına tesliminin yapıldığını, davacıların dava konusu çeklerin dışında 11.12.2009 tarihli 150.000,00 TL’lik çeki de ödemediklerini, davacıların iddialarının doğru olduğu bir an için kabul edilse dahi teslim edilmediği iddia edilen üzümlerin tutarının 115.545,00 TL olduğu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Kapatılan 19. Hukuk Dairesi’nin 26.06.2018 tarih ve 2017/1618 E.-2018/3610 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 6100 sayılı HMK’nın 219. maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorunda olduğu, bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK’nın 222/5. maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda, karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçların HMK’nın 220. maddesindeki genel düzenlemelere tabi olduğu, anılan madde uyarınca bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğinin düzenlendiği, bu durumda somut olay değerlendirildiğinde, davalı tarafın cevap dilekçesinin deliller bölümünün 8 nolu bendinde davacı firma ve şahsın ticari defterlerine delil olarak dayandığı, alınan bilirkişi raporlarında da vurgulandığı üzere; davalı satıcı üretici mühtahsil olduğundan mükellef olmaması sebebiyle irsaliyeli fatura tanzim edilmemiş olduğundan davalı taraf teslim olgusunu ispat edememekte, davacı taraf ise ispat yükünün davalı tarafta olduğundan bahisle ticari defter ve belgelerin ibrazdan kaçındığı, davacı tarafın ticari defterlerinin davalı taraf açısından vesika niteliğinde olduğu, davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, değerlendirildiğinde HMK 220/3 maddesi uyarınca davalı tarafın teslim olgusunu kendisi açısından vesika niteliğinde olan davacı defterlerinin ibrazından kaçınılması ile kanıtladığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı … tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından davalı … aleyhine açılan dava yerinde görülmediğinden reddine, davacı şirket tarafından davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dosyada tedbir kararı verildiği, davalı …’un alacağına bu nedenle daha geç kavuştuğu anlaşılmakla dava değeri olan 178.000,00 TL’nin %40’ı olarak hesaplanan 71.200,00 TL tazminatın davacı Turaz Gıda Nak. San.ve Tic. Ltd. Şti’.den alınarak davalı …’a verilmesine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.06.2021 tarih ve 2020/4127E.-2021/5107K. sayılı ilamı ile mahkeme kararı oyçokluğu ile bozulmuştur.
Bu kez mahkemece 07.12.2021 tarihli karar ile Dairemizin bozma ilamına aynı gerekçelerle direnilmiştir. Direnme kararını davacılar vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun Geçici Madde 4/4. bendi uyarınca yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosyanın yeniden incelenmesi sonucu, yerel mahkemece verilen direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, HMK’nın 373/5. maddesi gereğince Dairemizin 15.06.2021 tarih ve 2020/4127 E.-2021/5107 K. sayılıbozma ilamının kaldırılarak davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 15.06.2021 tarih ve 2020/4127E.-2021/5107K. sayılı bozma ilamının KALDIRILARAK, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.