Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4888 E. 2022/8832 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4888
KARAR NO : 2022/8832
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2019 tarih ve 2018/365 E- 2019/318 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/717 E- 2021/634 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ortaklarından ve yönetim kurulu üyelerinden …’ın eşi …’a TTK m. 433/1 hükmüne aykırı olarak pay devri yaptığını, …’in kendi ibrasında oy kullanamayacağını, bu şekilde eşinin kendi ibrasında oy kullanmasını sağladığını, şirketin zarar ettiğini, kötü yönetildiğini, yönetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 08.01.2018 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul erteleme toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın yürürlüğünün durdurulmasını, yönetim kurulu üyelerinden …’ın eşi …’a yaptığı pay devrinin TTK m. 433/1 hükmünce geçersiz olduğunun tespiti ile 08.01.2018 tarihli 2016 yılı Olağan Genel Kurul erteleme toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, genel kurul toplantısında alınan tüm kararların; esas sözleşmeye, yasaya ve hukukun tüm temel ilkelerine, şirketlere hâkim olan ana ilke olan “çoğunluk ilkesine” uygun olarak alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın da delil olarak dayandığı davalı şirket kayıtları üzerinde teknik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verildiği, ancak kesin süre içerisinde davacı tarafın belirlenen avansı yatırmadığı, bilirkişi incelemesi yapılamadığı, ancak şirket faaliyetlerinin ve kayıtlarının teknik bilirkişi eliyle incelenmesi neticesinde davacı iddialarının gerçekliğinin ortaya konabileceği, davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaf olduğu, kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, ibra kararının yönetim kurulu üyesi …’ın eşi …’ın oylarıyla alındığı, TTK 433/1’deki koşulların oluştuğu, pay devrinin ibra oylamasını doğrudan etkilediği, pay devrinin oy yasağının dolanılması amaçlı yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/365 Esas-2019/318 Karar sayılı ve 21/03/2019 tarihli kararın, HMK.’nun 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davanın kabulüne, 08.01.2018 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Erteleme Toplantısında alınan yönetim kurulu üyeleri …, …, …’ın ibralarına ilişkin alınan 4 no’lu kararın iptaline karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.