YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6101
KARAR NO : 2009/6355
KARAR TARİHİ : 09.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 99 parsel sayılı 336775.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadimden beri… Köyü halkınca mera olarak kullanılması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 20.08.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 2915.04 ve 10172.02 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin davacı adına tesciline, geri kalan bölümünün mera olarak tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı … davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda ( C ) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı … vekilinin temyizine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümlerinin tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olup davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığına ve tespitinde herhangi bir kayıt ve belge uygulanmadığına göre çekişmeli taşınmaz bölümleri ile taşınmazın geri kalan bölümü yönünden yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, komşu köylerde oturan ve davada yararı olmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından belirlenecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle bildirecekleri taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmaz bölümlerinin öncesinde mera olup olmadığı, taşınmazın geriye kalan bölümünden ne suretle ayrıldığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır.
Keşfe katılacak uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliğinin tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu bildirir biçimde, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, taşınmazın çekişmeli (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerine ait renkli fotoğraflar çektirilerek dosyaya konulmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, taşınmazın geri kalan bölümü hakkında “mera olarak sınırlandırılması” yerine “tespitine” şeklinde karar verilmesi ve ayrıca daha sonra tavzih kararıyla dava dışı 94 sayılı parsel içinde kalan ve bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (D) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün yüzölçümü de eklenmek suretiyle (A) bölümünün 4585,57 m2 olarak davacı adına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.