Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7726 E. 2009/6978 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7726
KARAR NO : 2009/6978
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 140 ada 6, 7 ve 65 parsel sayılı 139.104,14, 127.113,12 ve 56.897,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda mera olarak tahsis edilen yerlerden olduklarından bahisle mera vasfıyla sınırlandırılmışlar, 140 ada 81 ve 82 parsel sayılı 161.395,72 ve 94.081,81 metrekare miktarındaki taşınmazlar ise öncesinin nehir yatağı olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmişlerdir. … mirasçısı olan davacılar … ve arkadaşları, vergi kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tüm parseller hakkında, … mirasçılarından olan davacılar …., ve … ise tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 140 ada 81 sayılı parsel hakkında ayrı ayrı davalar açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 140 ada 6 ve 65 sayılı parsellerin teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmasına, 140 ada 82 sayılı parselin (B) bölümünün tesbit gibi Hazine adına tesciline, 140 ada 65 sayılı parselin (A) bölümü ile 140 ada 7 ve 81 sayılı parsellerin 1/2 payının payları oranında … mirasçıları ve 1/2 payının payları oranında … mirasçıları adına, 140 ada 6 ve 82 parsellerin (A) bölümlerinin ise payları oranında … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları … ve … ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacı … mirasçıları … ve … temyiz talebinden feragat ettiklerinden feragat nedeniyle temyiz taleplerinin REDDİNE,
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacı taraf dayanağı sabit sınırlı kabul edilen 1937 tarih 431 tahrir numaralı vergi kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacılar … mirasçıları … ve arkadaşları, 1937 tarih 431 tahrir numaralı vergi kaydına, … mirasçıları … ve … ise 12.7.1958 tarih 36 sıra numaralı tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde 1960 yılında Toprak Tevzii Komisyonunca çalışma yapıldığı anlaşılmakta olup davacı taraf dayanağı tapu ve vergi kaydının Toprak Komisyonu uygulaması sırasında ne şekilde işleme tabi tutulduğu, kayıt miktarına hangi bölümün bırakıldığı saptanmamış, tapu ve vergi kaydının kapsamları ayrı ayrı belirlenmemiş, vergi kaydının tapu kaydının kapsadığı alanın bir bölümü için oluşturulup oluşturulmadığı üzerinde durulmamış, 12.7.1958 tarih 36 numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilerek uygulanmamış, tapu kaydının tesisi ve ifrazına ilişkin haritası bulunup, bulunmadığı araştırılmamış tapu kaydının tesis miktarı ile kayıtta yapılan tashihler incelenerek hangi miktarın ve hudutların bağlayıcı olacağı üzerinde durulmadığı gibi nehir metrukatı yönünden üç kişilik jeolog bilirkişi dinlenilerek içtihadı birleştirme kararına göre kıyı kenar çizgisi belirlenmemiştir. Mera ihtilafı yönünden üç kişilik zirai bilirkişiden görüş alınmamış, bitişikteki mera parsellerinin davalı olduğu gözetilerek birleştirme veya birlikte değerlendirme üzerinde durulmamış, kaçak ve yitik kişilerle taşınmazın ilgisi yönünde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Toprak Komisyonu çalışmalarında görevli belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmemiş, çekişmeli taşınmazların kimden geldiği, kimin hangi sıfatla, ne zamandan beri taşınmazları kullandığı belirlenmemiştir. Davaya konu tüm taşınmazları çevreleyen parsellere ait tespit tutanak ve dayanakları getirtilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının ihdasından itibaren tüm tedavüllerinin ve varsa haritası ile ifraz krokisi ile tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai ve jeolog bilirkişi kurulları refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dayanak vergi kaydı ile tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, tarafların dayanağı tapu kaydının hudutları kesin olarak tespit edilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaretlettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların tamamının veya bir bölümünün dere yatağından elde edilip edilmediği, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, jeolog ve ziraatçı bilirkişi kurulundan arazilerin niteliği ve öncesinin nehir yatağı olup olmadığını, mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın nehir metrukatı olup olmadığı ve nizalı taşınmazın bulunduğu bölgede idari yönden tespit edilmiş ve yöntemince kesinleştirilmiş kıyı kenar çizgisi bulunmaması halinde çekişmeli taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre üç Jeologdan oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ile tapu fen memuru aracılığıyla belirlenmeli ve belirlenen bu çizgi harita mühendisi veya tapu fen memuru sıfatını taşıyan uzman bilirkişinin krokisinde infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde işaretlenmeli, (ancak idarece belirlenerek kişiye tebliğ edilmiş ve böylece kesinleşmiş ya da İdare Mahkemesinin bu konudaki kararıyla kesinleşmiş bir kıyı kenar çizgisi mevcut ise Mahkemece kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi veya İdare Mahkemesi kararına değer verilmeli) teknik bilirkişiye ulgulanan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının ve ifraz krokilerinin kapsadığı alan ile, davacı taraf dayanağı tapu ve vergi kaydının Toprak komisyonu uygulaması sırasında ne şekilde işleme tabi tutulduğunu, kayıt miktarına hangi bölümün bırakıldığını gösterir, tapu ve vergi kaydının kapsamını ayrı ayrı belirtir ve keşfi takibe imkan verir, tevzii paftası, kadastro paftası ve ifraz krokilerini çakıştırır şekilde kroki düzenlettirilmeli ayrıca taşınmazların fotoğrafları çektirilerek bilirkişi raporlarına eklenmelidir. Kayıtların kapsamları belirlenirken komşu parsellerin tesis kayıtlarındaki malik ve hudutlar ile tarafların dayanak tapu kayıtlarındaki hudutlar arasında irtibat kurulmasına özen gösterilmelidir. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların öncesinde kaçak ve yitik kişilere aitken yasalar gereği Hazineye kalan yerlerden olup olmadığı, öncesinde kaçak ve yitik kişilere ait yerlerden değilse zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı gibi hususlar birlikte değerlendirilerek bitişiğindeki mera parsellerinin de davalı olması halinde, davaların birleştirilmesine gerek olup, olmadığı da tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmedir. Kabule göre de davacı … mirasçıları … ve … dava konusu taşınmazlardan 140 ada 81 sayılı parsele yönelik dava açtıkları halde davacıların talebi aşılarak 140 ada 65 sayılı parselin bir bölümü ile 140 ada 7 sayılı parselin 1/2 payının … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.