YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4021
KARAR NO : 2007/4355
KARAR TARİHİ : 26.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada, 10.04.2003 tarihli sözleşmede karalaştırılan işler dışında ve yönetimin bilgisi dahilinde imalât işleri yapıldığı bedelin tamamının ödenmediği ileri sürülerek yapılan takibe itirazın iptâli talep edilmiştir. Davalı toplam 12.000.000.000 TL ödeme yapıldığı işin eksik ve ayıplı olduğu gibi fazla iş yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen hatalı iş bedeli takipte istenilen asıl alacak miktarından düşülerek dava sonuçlandırılmış ise de yapılan inceleme ve alınan rapor eksik ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Sözleşme kapsamında olup yapılan işler ile fazla imalât yapılıp yapılmadığı ve bedeli araştırılmamıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan raporu veren bilirkişi kurulundan davacının sözleşme kapsamında kalan işler yönünden sözleşmedeki birim fiyatlarını da dikkate almak ve ayıplı imalâtı da gözönünde tutmak suretiyle yaptığı ve hakettiği iş bedeli ile sözleşme dışı ve davalıların yararına iş yapılmış olup olmadığı, bunların nelerden ibaret olduğu ve yapılmışsa BK’nın 413.maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre bedeli konusunda ek rapor alınıp hesaplanacak toplam iş bedelinden ödendiği kabul edilip kanıtlanan miktar mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların varlığının yanında alacağın likid olması da gereklidir. Alacağın varlığı eserin ayıplı olup olmadığı ve miktarı yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuyla saptandığından alacak likid değildir. Bu halde koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulması kabul şekline göre usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.