YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6881
KARAR NO : 2023/262
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 21.09.2016 – 25.09.2016 tarihleri arasında gözaltında kalması, müvekkil hakkında yürütülen haksız soruşturma ve kovuşturma neticesinde müvekkilin meslekten çıkarılması, telefonunun haksız ve yasalara aykırı şekilde 17 ay dinlenmesi, evinde yapılan arama ve el konulan eşya, müvekkil hakkında uzun süre adli kontrol tedbiri uygulanması, müvekkilin eşi ve çocuklarının da bu yaşananlardan mağdur olmaları sebebiyle oluşan 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi zararının gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 05.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı ile aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacının tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediği araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davacının tutuklu kaldığı tarih itibariyle aylık net geliri araştırılmalı, gelire esas alınan brüt kazançtan tüm indirimler ve vergi indirimi düşülmelidir. Davacı kendi kusurlu hareketi ile tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup, bu nedenle tazminat talebinde bulunamaz. Davanın reddedilmesi halinde tarafımıza nisbî vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/320 Esas, 2018/698 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/3815 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarihli ve 2019/65007 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının çok düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/75 esas sayılı ceza dosyasında üzerine atılı eylem nedeniyle 21.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 25.09.2016 tarihinde salıverildiği ve bahse konu ceza dosyasında 23.11.2017 tarihinde sanık hakkında beraat kararı verildiği, kararın 01.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltında kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı ve davacının mükerrer nitelikte açmış olduğu başkaca tazminat davasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının gözaltında kaldığı süre içerisinde herhangi bir maddi kaybının bulunmadığı, maaşını kesintili olarak aldığı, maaşındaki kesintinin davacının açığa alınmasından kaynaklandığı, haksız gözaltı sebebiyle olmadığının anlaşılması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminatın gerçek anlamda bir zarar olmadığı, mal varlığı aktifinde bir azalma meydana gelmediği gibi pasifinde bir çoğalma da meydana gelmediği, manevi tazminatın amacının yapılan yasa dışı bir işlem veya eylem nedeniyle duyulan acıların ve ızdırapların bir ölçüde giderilmesi olduğu, taraflar için bir zenginleşme nedeni olamayacağı, objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılan suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre gibi unsurlar nazara alınarak zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktarın hakim tarafından manevi tazminat olarak tayin ve takdir olunması gerektiği değerlendirilerek; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/75 E., 2017/515 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan 21.09.2016 – 25.09.2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 01.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespitinin gerektiği göz önünde bulundurularak, takdir edilen tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/3815 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.