Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6338 E. 2008/5560 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6338
KARAR NO : 2008/5560
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 214 parsel sayılı 397 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hibe, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2’şer paylarla davacı … ve davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 105 ada 214 parsel sayılı taşınmazın tamamının adına tescili istemi ile dava açmıştır. Davacı vekili ise yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın 101 ada 214 sayılı parsel olduğunu bildirmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 22.6.2007 tarihli oturumda, çekişmeli taşınmazın dava dilekçesinde belirtilen 105 ada 214 parsel sayılı taşınmaz olmayıp, 101 ada 214 parsel sayılı taşınmaz olduğunu bildirmiştir. Dava dilekçesinde belirtilen 105 ada ve 214 parsel sayısı ile tespit edilen bir taşınmazın mevcut olmadığı, 101 ada 214 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ve davalı adına hisseli olarak tespit görmüş olduğu İlçe Kadastro Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve tutanak içeriğinden anlaşılmıştır. Çekişmeli 101 ada 214 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde belirtildiği şekilde davacı ve davalı adına hisseli olarak tespit görmüş olduğu, husumette hata olmadığı gözönüne alındığında, dava tarihi itibariyle 101 ada 214 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşmediğinin davanın askı ilan süresi içinde açıldığının, dava dilekçesinde taşınmazın ada numarasının farklı gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğunun kabulü zorunludur. Askı ilan süresi içerisinde açılan davalarda Kadastro Mahkemesi görevlidir. Bu nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek yargılama yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı vermesi isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.