Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17870 E. 2023/243 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17870
KARAR NO : 2023/243
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü madddesi uyarınca sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. Merzifon 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/53 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan iki kez 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği, yetersiz gerekçe yazıldığı, ihbarın şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, delillerin takdirinde hata edildiği, suç unsurunun oluşmadığı, lehe hüküm uygulanmadığı ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık, Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı’na 14.03.2014 tarihli dilekçesiyle ve 09/04/2014 tarihli ifadesiyle, mağdurların vekaletlerdeki baro pullarını aldıkları, baklava, … gibi hediyeleri kabul ettikleri, ücretsiz dilekçe yazdıkları, mağdur …’nin 2010 yılında rüşvet olarak para aldığı iddiası üzerine mağdurlar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma başlatılmış,
2. Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mağdurlar hakkında şüpheli sıfatıyla yürütülen soruşturmada, Merzifon Adliyesi çalışanları ile ilçede çalışan avukatlardan dinlenen tanıkların mağdurlar hakkında herhangi bir ihbar gelmediğini beyan etmeleri, mağdurlar ile ihbarda bulunanın disiplin soruşturması nedeniyle önceye dayalı husumetleri olması dikkate alınarak mağdurların atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlemedikleri gerekçesiyle 12.01.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açılmıştır.
3. Katılan …’ın, sanığın mesai saatleri içerisinde satış pazarlama yaptığı, adliye bilgisayarını ve telefonunu … işleri için kullandığını belirterek BİMER’e yazması üzerine başlatılan idari soruşturma neticesinde Amasya Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın 30.07.2013 tarihli, 2013/279 sayılı kararı ile; sanığın “ticaret yapmak ve Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak” eylemi ile ilgili olarak 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesine karar verildiği, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 01.11.2013 tarihli 370 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
4. Usule uygun dinlenen tanıklar sanığın katılanlara yönelik iddialarını doğrulamamışlardır.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılanlara daha önce kendisini şikayet ederek disiplin cezası almasından duyduğu kızgınlık hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu ve iddialarının gerçeği yansıtmadığının anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı … bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, sanığın … dilekçe ile her iki katılan açısından çoğunluğu ortak olan nedenlerle şikayetçi olması karşısında hakkında … hüküm kurularak cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 uncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırılması yerine yazılı şekilde iki ayrı ceza verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan 2 nolu nedenle Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/53 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2023 tarihinde karar verildi.