YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3685
KARAR NO : 2009/5357
KARAR TARİHİ : 09.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalı işveren nezdinde 1989-28.7.1999 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde 1989-28.07.1999 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece Dairemizin Bozma Kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davacı kendisi adına SSK’ya bildirim yapılmadığını bildirmiştir. Dönem bordrolarında davacı adının geçmediği ,dinlenilen bordro tanıklarından Bayram Duman, kendisinin işe başladıktan altı ay sonra davacının işe girdiğini belirttiğinden bu bordro tanığının işveren yanında işe girdiği Eylül 1991 tarihinden altı ay sonraki tarihe rastlayan 01.03.1992 tarihinde davacının sigortalılığının başlatılması gerekirken bu tarihten önce çalıştığının kabulü hatalıdır.
3-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.Oysa kurulan Davacının davalı Roymen Turizm ve Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi nezdinde çalıştığı, iddia ve toplanan delillerden anlaşılmış olmasına karşın hüküm fıkrasında hangi davalı yanında çalıştığının açıklanmaması nedeni ile infazda duraksamaya sebep olacak şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.