YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8315
KARAR NO : 2009/6038
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalı işveren nezdinde Haziran 1995-14.1.2005 tarihi arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalı işveren …Triko Kollektif Şirketi’nin işlettiği işyerinde Haziran 1995 tarihinden itibaren işten çıkarıldığı 14.1.2005 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı iddiasına dayalı davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti ile işçilik alacaklarının işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen-kabulüne karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinden 20.6.1996 tarihinden itibaren 1996/2,3, dönem de 97 gün, 1997 yılında 173 gün, 1998 yılında 103 gün, 1999 yılında 59 gün, 2000 yılında 360 gün, 28.2.2001 tarihinde çıkışla 2001/1.dönem de 60 gün, 1.10.2001 tarihinde girişle 2001/3. dönem 90 gün, 1.1.2002-28.2.2002 tarihleri arasında 60 gün, 1.7.2002 tarihinde girişle 2002/2,3 dönem de 180 gün, 1.1.2003-7.2.2003 tarihleri arasında 37 gün, 2.7.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 180 gün, 1.1.2004-31.1.2004 tarihleri arasında 30 gün, 22.9.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 99 gün, 1.1.2005-14.1.2005 tarihleri arasında 14 gün bildirildiği, davalı (6816) sigorta sicil nolu işyerinden davacının 20.6.1996 tarihinde işe başladığına dair, işe giriş bildirgesinin verildiği, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihinin araştırılmadığı ve davalı işverenden imzalı ücret bordroları ile Kuruma verilmiş dönem bordrolarının istenmediği, işyeri sicil dosyasının Kurumdan getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının davalıya ait işyerindeki çalışmaları davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöNtem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden olmadıkları gibi benzer işi yapan aynı dönemlerde çalışmış kayıtlı komşu işyeri çalışanı olup olmadıkları da belli değildir..
Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Kabule göre de tespit isteminin kısmen reddine karar verildiğine göre davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi de hatalı olmuştur.Yapılacak iş; davalı işyerine ait işyeri sigorta dosyasını Kurumdan istemek, dönem ve varsa imzalı ücret bordrolarını dosyaya getirtmek, önceden dinlenen tanıkların bordrolu olup olmadıklarını denetlemek, olmadıkları taktirde aynı dönemde çalışmış kayıtlı çalışanlar ile bu türden çalışan bulunamaması halinde ilgili SGK İl Müdürlüğün’den gerekirse zabıta marifetiyle tespit edilecek tespiti istenen dönemde işyerine komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı belirlenen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının beyanlarına başvurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.