YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9805
KARAR NO : 2022/20307
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma
HÜKÜMLER : …
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
A) Sanık … hakkında 2010 yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli, 2017/17208 Esas ve 2021/623 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamında belirtildiği şekilde, sanık hakkında atılı suça ilişkin verilmiş bir mütalaa bulunmadığı, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği hususunun Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığa yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, düzenlenen son fatura tarihi olan 13.11.2010 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık … hakkında 2010 yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
1- Sanık hakkında “2010 takvim yılında Mayıs ve Ağustos ayı beyanname dönemlerinde sahte fatura kullanma“ suçundan Of Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2016 tarihli ve 2016/129 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, Of Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli 2016/109 Esas ve 2017/603 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyet kararının, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.12.2018 tarih, 2018/365 Esas ve 2018/3528 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, sanığın aynı mükellefiyeti nedeniyle, aynı takvim yılında başka mükellefçe düzenlenen sahte faturaları kullandığına ilişkin tespitin yeni bir suç oluşturmayıp zincirleme suç içinde değerlendirilmesinin gerekeceği, bu husus gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması halinde ise, sonradan sübutu kabul edilen eylem yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanarak yeni bir hüküm kurulduktan sonra, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubu suretiyle ek cezaya hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi ve bu hususlara yer veren Dairemizin 26.01.2021 tarihli, 2017/17208 Esas ve 2021/623 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılamada, belirtilen hususa ilişkin herhangi bir işlem yapmadan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılmış olması nedeniyle, kullanılan son fatura tarihine göre 25/12/2010 olması gereken suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.11.2010 olarak yanlış yazılması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
3-Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.