Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6507 E. 2023/198 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6507
KARAR NO : 2023/198
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği üzerine 19.04.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde, hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçundan 19.11.2013 tarihinde gözaltına alındığı, 22.11.2013 tarihinde tutuklandığı, 07.05.2014 tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 20.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 22.08.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; söz konusu tazminat davasının hizmet kusuru olduğundan idare mahkemesinin görevli olup davanın reddi gerektiğini, davanın tutuklama ve yargılama işlemini yapan yer mahkemelerinde açılması gerektiğinden yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı hakkında uygulanan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fazla olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini öne sürmüştür.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2017/157 Esas, 2018/198 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/4229 Esas, 2019/738 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Tazminat davasının idare mahkemesinin görevi kapsamında olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine, davanın tutuklama ve yargılama işlemini yapan yer mahkemelerinde açılması gerektiğinden yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğine, davacı hakkında uygulanan işlemlerin hukuka uygun olduğundan reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fazla olduğuna, ilişkindir.
2. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin yanlış olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/56 Esas – 2017/4 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığı, 19.11.2013 – 07.05.2014 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.06.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, davacının tutuklanmadan önce Vergi Dairesi raporuna göre tektsil işini terk ettiği anlaşıldığından, tutuklandığı dönemde asgari ücret üzerinden hesap yapılarak 4.706,55 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/4229 Esas, 2019/738 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine; vekalet ücretinin nispi hesaplanıp 1.524,16 TL olması gerektiğinden bu kısmın değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/56 Esas – 2017/4 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçundan 19.11.2013 – 07.05.2014 tarihleri arasında 169 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.06.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilin Temyiz Talebi Yönünden
1. Davanın görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyizi yönünden;
Davaya konu hak ihlalinin Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen suç soruşturması ve kovuşturması sırasında yapılan bir işlemden kaynaklandığından adli yargının görev alanında bulunduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davanın yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyizi yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142 inci maddesinin 2 inci fıkrasında tazminat davasının, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağının belirtildiği, dosya içeriğine göre; davacının … ili … ilçesinde oturduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3.Davacıya uygulanan işlemlerin hukuka uygun olduğundan davanın reddi gerektiğine yönelik temyizi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Davacı Vekilin Temyiz Talebi Yönünden
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Hükmedilen vekalet ücreti yönünden
01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139. maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile değişik, 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine nispi vekalet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B-3) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/4229 Esas, 2019/738 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.