YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7881
KARAR NO : 2022/8752
KARAR TARİHİ : 03.11.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Mut Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemece, kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli Mut İlçesi Burunköy Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kanun’un Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmaları sırasında, 101 ada 339 parsel sayılı taşınmaz 8.132,71 m² yüz ölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı … … ve arkadaşları vekili, davacıların paylı maliki bulundukları 101 ada 339 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün sayısallaştırma işlemleri sırasında azalırken 101 ada 338 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün arttığını belirterek, sayısallaştırma işleminin iptali ile taşınmazının eski yüzölçümü ile tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, 08.03.2019 tarihli ek kararla dava konusunun miktar itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusunun değeri itibariyle hüküm kesin olduğundan istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebi reddedilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarih 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde İlk Derece Mahkenesince verilen 24.07.2017 tarihli karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Bu durum karşısında; anılan mevzuat hükümleri ışığında Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesinin istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının bozulmasına ve istinaf talebinin esastan incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve Mut Kadastro Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli istinaf talebinin reddine dair ek kararının BOZULMASINA; dosyanın, Mut Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.