YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4678
KARAR NO : 2009/5553
KARAR TARİHİ : 17.09.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 11 parsel sayılı 16274.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, pay hibesi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesine 3303 sayılı Yasa’nın 3. maddesi uyarınca gerekli şerh ile “2006/11035 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere satılamaz” şeklinde şerh verilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak niteliğindeki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline, arzın altındaki madenlerin devlete ait olduğu hususunun tapu kayıtlarına şerhine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kadim tarım arazisi olduğu ve davalılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemi ve uzman ziraatçi bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini belirlemek hususunda yetersiz kaldığı gibi, uzman jeoloğ bilirkişiden rapor alınmaması ve dinlenen zilyetlik tanığının elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilmemiş olmasında da isabet bulunmamaktadır. O halde, eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemeyeceğinden mahallinde üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu, uzman jeolog bilirkişi, uzman orman bilirkişi ve elverdiğince yaşlı zilyetlik tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, kim tarafından ve hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin terk edilip edilmediği gibi hususlar olaylara dayalı olarak tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalı; yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağın edinme sebebinde bildirilen olaylara aykırı olması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe ./…
2009/4678-5553 SH.2
katılacak üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini ve bu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini, süresini, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını bildiren ve bu hususlarda komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren; ormancı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını, orman yasaları karşısındaki durumunu açıklayan ve yine komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren; uzman jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazın jeolojik yönden değerlendirmesini içeren, keşif gözlemine ve ziraatçi bilirkişi raporuna geçen çekişmeli taşınmaz içindeki kayalıkların niteliğini açıklayan ve yine komşu taşınmazlarla birlikte değerlendirmeyi gösteren ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve komşu taşınmazların durumları da gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.