Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2653 E. 2008/2304 K. 10.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2653
KARAR NO : 2008/2304
KARAR TARİHİ : 10.04.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 878 ada 45 parsel sayılı 41879.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kaydı, kaçak ve yitik kişilerden kalma bir yer olması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının dayandığı 29.09.1949 tarih 171 sıra numaralı tapu kaydı sınırları içerisinde kaldığı, bu tapu kaydının dava dışı 878 ada 27 sayılı parsel ile dava konusu 45 sayılı parseli tamamen kapsadığı, davalı Hazine tapusunun oluştuğu günden geriye doğru davacı lehine yirmi yıllık zilyetlik süresinin de oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, 29.9.1949 tarih 171 sıra numaralı tapuya, davalı Hazine ise, toprak tevzii çalışmaları sonucuna oluşan 2.1.1964 tarih 421 sıra numaralı tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, davacının dayandığı tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokiye itibar edilmek suretiyle belirlenir. Kaydın haritası yok veya uygulama imkanı bulunamıyor ise hudutlara değer verilir. Mahkemece tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının varsa haritası getirtilip kadastro paftası ile çakıştırılarak mahalline uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davacının tutunduğu bu tapu kaydına dayanılarak 879 ada 11 sayılı parsel hakkında Kadastro Mahkemesinin 2006/452 esas sayılı dosyasında da dava açıldığı 6.11.2006 tarih 2006/457 karar sayılı ilam ile hüküm kurulduğu ancak kesinleşmediği görülmüştür. Her iki dava dosyası birleştirilip davacının dayandığı tapu kaydının kapsamının kesin olarak belirlenmeden hüküm kurulması da isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.