YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6664
KARAR NO : 2008/5568
KARAR TARİHİ : 23.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 296 ada 13 parsel sayılı 7.278,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma iddiasına dayanarak kendisine ait 3 dönüm veya 5-6 dekarlık taşınmazın annesi … adına tespit edildiği iddiası ile bu kısmın adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 3.000 metrekarelik kısmının davacı tarafından üçüncü şahıslardan satın alındığı ve bu kısım üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği, kalan kısmının ise tarafların ortak murisi …’e ait iken davacının 30 senedir kimsenin müdahalesi olmaksızın kullandığı, murisin ölümü ile yapılan taksim sonucu davacıya kaldığı kabul edilmek suretiyle çekişmeli parselin tamamının davacı adına tesciline karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde 24.8.2006 tarihli köy senedi ile satın aldığı 3 dönümlük kısmın annesine ait taşınmaz içinde tespit edildiğini belirterek bu kısmın adına tescilini talep ve dava etmiş olup çekişmeli 296 ada 13 sayılı parselin tamamına yönelik davası bulunmamaktadır. Ölü kardeşi …’ın mirasçısı … dışındaki tüm davalılar da davacının davasını bu hali ile kabul etmişlerdir. Fen Bilirkişisinin 11.4.2008 tarihli raporunda davacının dayanağı olan 24.8.2006 tarihli adi senedin çekişmeli taşınmazın 3.000 metrekarelik kısmını kapsadığı belirtilmiş, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanığının beyanlarından davacının çekişmeli taşınmazın 3.000 metrekarelik kısmında eklemeli olarak yirmi yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği anlaşılmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup talepten fazlaya karar veremez. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucuna göre, talep ve davalıların kabulü ile bağlı kalınarak taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına, dava dışı bakiye kısmın ise tespit gibi tesciline karar vermek gerekirken dava dışı bölüm hakkında da hüküm kurulması isabetsiz olup davalının temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.9.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.