Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1416 E. 2008/1444 K. 11.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1416
KARAR NO : 2008/1444
KARAR TARİHİ : 11.03.2008

MAHKEMESİ : KIRIKHAN İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık … hakkında İİK’nun 338., 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri uygulanmak suretiyle sonuçta 1.800.00 YTL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının temyiz isteminin reddi istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Suç tarihi gözönüne alındığında, mahkemece verilen 20.02.2007 tarihli idari para cezası ile mahkumiyet kararına karşı temyiz inceleme yolunun açık olmasına rağmen, itirazı … olarak kabul edilerek Ağır Ceza Mahkemesince yapılan işlemler yok hükmündedir. Diğer taraftan 20.02.2007 tarihinde gıyapta verilen mahkumiyet hükmünün borçlu sanığa tebliği işleminde tebliğ tarihinin tebligat parçasına yazılmaması nedeniyle tebligatın geçersiz olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda temyiz dilekçe tarihi tebliğ tarihi, temyizin de süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Borçlu sanığın 16.11.2005 tarihinde sunmuş olduğu mal beyanı dilekçesinde “Hatay İli … İlçesinde taşınmazının bulunduğunu, taşınmazını satması halinde borcumu ödemeyi taahhüt ederim” şeklinde beyanda bulunmakla birlikte geçimini ne şekilde sürdürdüğünü, her türlü kazanç ve gelirlerini bildirmediği, bu şekilde düzenlenen mal bildiriminin İİK’nun 74. maddesinde düzenlenen unsurları taşımadığı, dolayısıyla mal beyanı dilekçesinin geçersiz olması karşısında, isnat edilen İİK’nun 338. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun oluşmayacağı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de; borçlu sanığa isnat edilen gerçeğe aykırı beyanda bulunmak eylemi 2004 sayılı İİK’nda 1 … 6 aya kadar hafif hapis cezasıyla müeyyide altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK’nun 338. maddesinde 3 … 1 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörüldüğü, diğer taraftan 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7. maddesi 1. fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” hükmü getirilmiş ise de, bu hüküm suç tarihi 01.06.2005 tarihinden önce işlenen eylemler içindir. Somut olayımızda suç tarihinin 16.11.2005 olması karşısında eylemin müeyyidesi hapis cezası olup, şartları oluştuğu takdirde ancak adli para cezasına çevrilebileceği dikkate alınmadan, idari para cezasına dönüştürülmesi,
İsabetsiz olduğundan isteme aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, 11.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.