Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4700 E. 2023/61 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4700
KARAR NO : 2023/61
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Taksirle Yaralama

Sanık müdafiinin yüzüne tefhim edilen 10.05.2018 günlü hükmü 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 16.05.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunması gerekirken, gerekçe içeren temyiz dilekçesinin UYAP sistemi üzerinden 13.06.2018 tarihinde sunulduğu tespit edilmiştir.

Katılan … vekili, katılanlar Atila, …, Hülya ve … vekili temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2017 tarihli ve 2017/224 Esas, 2017/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezanın ertelenmesine ve üçüncü fıkrası gereği 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2018/408 Esas, 2018/1358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe), sanık müdafiinin, katılan … vekilinin, katılan … vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezanın ertelenmesine ve üçüncü fıkrası gereği 1 yıl 2 ay denetim süresi belirlenmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.08.2021 tarihli ve 2018/51774 sayılı, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi ile sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Azami hadden ceza verilmesi gerektiğine,
2. Cezanın ertelenmesinin Yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

B. Katılanlar Atila, …, Hülya Ve … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Kusur durumuna,
2.Katılan …’nın kaza sebebiyle yatağa bağlı olarak, ihtiyaçlarını gideremeyecek şekilde tedavi altında yaşadığına ve 02.03.2018 öldüğüne,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … in 04/10/2013 tarihinde saat 16:30 da … Merkez… İlçesi Meydankavağı Mahallesi 1601 Sokak … Koleji önünde meydana gelen trafik kazasında …. plakalı kapalı kasa kamyoneti ile perge bulvarı üzerinden seyir halindeyken 1601 Sokak girişine geldiğinde sağa dönülmez trafik ışık levhasına riayet etmeyerek 1601 sokağa dönüş yaptığı, tek yönlü yola ters istikametten seyir halindeyken … Koleji önüne geldiğinde trafik sıkışıklığını gördüğü, geldiği istikamete dikkatsiz tedbirsiz şekilde yolu kontrol etmeden geri geri manevra yaptığı esnada aracın arka kısmı ile … Koleji önünden yaya kaldırımı istikametine geçmeye çalışan yayalar … ve … a çarptığı, olayda mağdurlar … ve … ın doktor raporunda belirtildiği şekilde yaralandığı, olayda sanık … in alınan bilirkişi raporuna göre asli kusurlu olduğu yaya müştekilerin ise tali kusurlu oldukları, sanığın bu suretle üzerine atılı bulunan taksirle birden fazla kişiyi yaralamak suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmış, sanığnı sağa dönülmez işaretini ihlal ederek girmemesi gereken bir sokağa girdiği çıkmak için geri geri manevra yaparken bu kazaya neden olduğu dikkate alınarak suçun işlenmesindeki bu özellik nedeni ile takdiren 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hüküm kurulurken olaydaki bu özellik nedeni ile para değil hapis cezası seçenek yaptırımı tercih edildiği, sanığın mahkumiyetine ve cezasının ertelenmesine dair hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, öncelikle beraatine karar verilmesini, ancak mahkeme mahkumiyet kararı verirse hakkında lehe olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.

3. Katılan … ve Suna’nın kızı olan katılan …’nın aşamalarda sanık hakkında şikayetçi oldukları, uzlaşmayı kabul etmedikleri ve katılma talebinde bulundukları görülmüştür.

4. Katılan …’un kaza sebebiyle bilincinin kapalı olması ve tedavi görmesi nedeniyle aşamalarda beyanı alınamamıştır.

5. Katılan … hakkında düzenlenen 25.02.2014 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılan … hakkında 27.01.2014 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

6. … Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezinin 16/11/2011 tarihli Genel Kurulu Kararında, …. Mahallesi 1601 Sokak içerisinde okulun bulunması ve yolun her iki tarafında araçların park etmesi sonucunda yol iki yönlü olarak kullanılamadığı görülerek 1601 Sokağın….Caddesi ile 1602 Sokak arasının doğu istikametine ve 1600 Sokağın Perge Caddesi ile 1602 Sokak arasının batı istikametinde tek yönlü olarak düzenlenmesi ve gerekli trafik işaret ve levhalarının konulmasına karar verilmiştir.

7. … Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezinin 20/04/2015 tarihli yazısı ile 16/11/2011 tarih ve 2011/11-425 sayılı UKOME Genel Kurul Kararına istinaden Perge Bulvarında, Meydankavağı Mahallesi 1601 Sokağa girişte 1 adet “Sağa Dönülmez” levhasının 30/12/2011 tarihinde teknik ekiplerce montajının yapıldığı tespit edilmiştir.

8. Kolluk güçlerince tanzim olunan 14.10.2013 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın Karayolları Trafik Kanunu nun 64 üncü maddesinde yer alan “sürücülerin belirtilen şartlar dışında geriye dönmeleri veya geri geri gitmeleri” kuralına uymaması sebebiyle tali, katılanların Karayolları Trafik Kanunu nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan “trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolundan yürümeleri” sebebiyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

9. Yargılama aşamasında düzenlenen 14.11.2016 tarihli Trafik Bilirkişi Raporuna göre, sanığın olay mahallinde seyir halinde iken 1061 sokak kavşağına geldiğinde sağa dönülmez trafik işaret levhasını dikkate almadan giriş yaptıktan sonra tek yönlü yolun ters istikamette seyir halinde iken, karşı istikametten gelen araçları görmesi üzerine geri manevra ile sokaktan çıkmaya çalıştığı esnada katılanlara çarpması şeklinde gerçekleşen olayda Karayolları Trafik Kanunu nun 84 üncü maddesinde yer alan “manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak” ve 47 nci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yar alan “trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak” kurallarına aykırı davranarak asli, katılanların ise Karayolları Trafik Kanunu nun 68 inci maddesinin b bendinde yer alan de yer alan “kavşak giriş ve çıkışlarından geçmemek” kuralına aykırı davranarak tali oranda kusurlu olduğunu belirttiği görülmüştür.

10. Mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.01.2017 tarihli bilirkişi raporu temin edildiği, bu raporu göre;
“—Sürücü …, sevk ve idaresindeki kamyonet ile tek yönlü yolda geri manevra ile seyri esnasında, yola gereken dikkatini vermediği, aracının geri manevra alanını kontrol etmek için gözcü bulundurmadığı, yolu karşıdan karşıya geçen yayalar …, …’a çarpması sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle asli kusurludur.
—Yayalar …, …, tek yönlü yolda yolu karşıdan karşıya geçerken yola yeterince dikkatlerini vermedikleri, geri manevra yapan araçtan korunma tedbiri almadıkları, sürücü … sevk ve idaresindeki kamyonetin sademesine maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurludur.
SONUÇ : Yukarıdaki hususlar değerlendirildiğinde, olayda;
—Sürücü …’in asli kusurlu,
—Yayalar …, …’ın her biri kendi adına tali kusurlu olduklarına oy birliğiyle karar verildiği”
Belirtilmiştir.

11. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
04/10/2013 günü, saat 16.30 sıralarında sanık …’in, sevk ve idaresindeki …. plaka sayılı kamyonet ile Meydankavağı Mahallesi, 1601. Sokak üzerinde geri manevra ile seyri esnasında yolu karşıdan karşıya geçen katılanlar … ve …’a çarpması sonucu meydana gelen kazada, katılan …’un basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde, katılan …’ın ise; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile tek yönlü yolda geri manevra ile seyri esnasında, yola gereken dikkatini vermemesi, aracının geri manevra alanını kontrol etmek için gözcü bulundurmaması, yolu karşıdan karşıya geçen yayalar … ve …’a çarpması sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, katılanlar … ve …’ın ise; tek yönlü yolda yolu karşıdan karşıya geçerken yola yeterince dikkatlerini vermemeleri, geri manevra yapan araçtan korunma tedbiri almamaları nedeniyle tali kusurlu oldukları kabul edilmiş, her ne kadar … 25. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında temel ceza 6 ay hapis olarak belirlenmiş ve sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmamış ise de; sanığın olaydaki kusur durumu, katılanların yaralanmalarının niteliği nazara alınarak alt sınırdan 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, olay tarihinde meskun mahalde, gündüz saatinde sanığın sevk ve idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile tek yönlü yolda ters istikamete girerek ilerlediği sırada karşı istikametten gelen … olması üzerine aracının geri manevra alanını kontrol etmek için gözcü bulundurmadan geri geri manevra yaparak çıkmak istediği sırada arkasında bulunan katılanlara çarparak yaralanmalarına neden olduğu olayda sanığın bilinçli taksirle atılı suçu işlediği kanaatine varılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanarak hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin, huzurunda tefhim edilen hükme karşı 16.05.2018 tarihinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu ve gerekçeli temyiz sebeplerini bildirmek üzere gerekçeli kararın tarafına tebliğini istediği, gerekçeli kararın, 30.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak sanık müdafiinin 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.” şeklinde belirtilen yedi günlük kanunî süre geçtikten sonra 13/06/2018 tarihinde gerekçeli temyiz sebeplerini bildirdiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Azami Hadden Ceza Verilmesi Gerektiği Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Cezanın Ertelenmesinin Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme müessesesinin uygulanabilmesi için netice ceza miktarının üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu ve sanık hakkında netice 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, sanığın UYAP sisteminden temin edilen sabıka kaydına göre sabıkasız olduğu ve yargılama sırasında hakkında olumsuz kanaat edinilmemiş olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında erteleme müessesesinin uygulanmasına kanunî engel teşkil eden bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılanlar Atila, …, Hülya Ve … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Kusur Durumu Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen 14.11.2016 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu ile uyumlu Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.01.2017 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan …’nın Kaza Sebebiyle Yatağa Bağlı Olarak İhtiyaçlarını Gideremeyecek Şekilde Tedavi Altında Yaşadığını Ve 02.03.2018 Tarihinde Öldüğü Yönünden
Katılan …’nın hakkında düzenlenen adli rapor içeriğine göre “kaza sonrası genel durumunun kötü, şuurunun kapalı olduğu, kafada sol temporal bölgede ekimoz, şişlik olduğu, çekilen BT de: BT de : Sağ Frontopariatelde Subdural hematom + Bifrontal bölgede kontüzyon + sol temporal bölgede SAK tespit edildiği, tıbbi tedaviye alındığı, arızasının şahsın hayatını tehlikeye maruz kıldığının” belirtildiği, mirasçısı olan katılanların beyanları ve dosya kapsamından bulunan evraklara göre katılan …’nın bir daha bilincinin açılmadığı ve 02.03.2018 tarihine değin tedavi altında tutulduğunun görüldüğü, 02.03.2018 tarihinde ise vefat ettiği anlaşılmakla; katılan …’ya ait hastane kayıtlarının tamamı dosya kapsamına alınarak, ölüm ile trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, illiyet bağı tespit edilmesi durumunda suç vasfının değişeceği ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, ilgili hususta gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Müdafii Yönünden
Sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, süresinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediğinden oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılanlar Vekili Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C-2) paragrafında açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2018/408 Esas, 2018/1358 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.