Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6619 E. 2009/8902 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6619
KARAR NO : 2009/8902
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatife aidat ve gecikme faizi borcu bulunan davalı hakkında başlatılan icra takibine temerrüt faizi bakımından kısmen itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, temerrüde düşürülmediği için faiz bakımından sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, aidat borcunun gecikmesi halinde buna uygulanacak gecikme faizinin genel kurullarda belirlendiği, buna göre davalının takipte istenilenden daha fazla faiz borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davaya konu icra dosyasında tüm alacağa gecikme faizi istenilmiş ve itiraz üzerine mahkemece itirazın iptaline karar verilmekle, takip miktarındaki faizli alacağa faiz yürütülmesine ve ayrıca takip talebinde takip tarihinden itibaren aylık %10 temerrüt faizi istenmesi hakkında bir hüküm kurulmaması suretiyle de tahsil tarihine kadar bu oranda faizin tahsiline izin verilmiş olacaktır. Oysa BK’nın 104/son maddesi gereğince faiz alacağına faiz hükmedilmesi mümkün değildir. Faiz oranları bakımından, takip tarihinden sonraki yıllarda gecikme faizi oranlarının genel kurullarda değiştirilmiş olması mümkün olduğundan, fazla temerrüt faizine hükmedilmesi söz konusu olabileceğinden temerrüt faizinin bu oranda sabitleştirilecek şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir. Bu itibarla, açıklanan iki hususta yazılı şekilde hüküm kurulması hükmün bozulmasını gerektirir ise de; açıklanan hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın hüküm fıkrasının 2.cümlesinin sonunda “takibin devamına” ibaresinden sonra gelmek üzere “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10’u geçmemek üzere genel kurullarda belirlenen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 15.60. TL. onama ilam harcının temyiz eden taraftan alınmasına, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.