YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6004
KARAR NO : 2009/6344
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 480 ada 23 parsel sayılı 10329 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek malikhanesi boş bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından davalılar Hazine ve Kapulu Köy Muhtarlığı aleyhine açılan tescil davası sonunda Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.1984 tarih ve 1977/30 esas, 1984/189 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, 3303 sayılı Kanun hükümlerine dayanarak Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde çekişmeli taşınmazın adlarına tescili için dava açmış, bu mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosya Karabük Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 766 sayılı Kanun hükümlerine göre Kadastro Mahkemesinin malik hanesini doldurma görevinin bulunmadığı, davanın sonradan yürürlüğe giren 3303 sayılı Yasa’ya göre açılan tescil davası olduğundan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kabul edilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, yasaya ve usule uygun değildir. 1982 yılında 2613 sayılı kanun hükümleri uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/30 esas sayılı dosyasında davalı olduğu gerekçesi ile çekişmeli 480 ada 23 ada parselin malikhanesi boş bırakılmıştır. Dosyada bulunan Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.1984 tarih, 1977/30 esas ve 1984/189 karar örneğine göre mahkemece davanın reddine karar verildiği, ancak kararda tescile ilişkin hüküm kurulmadığı görülmektedir. Yine dosyaya getirtilen tapu kaydında da Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/30 esas sayılı dosyasında davalı olduğundan çekişmeli taşınmazın malikhanesinin boş olduğu belirtilmektedir. Bu durumda dava konusu 480 ada 23 parsel sayılı taşınmaz hakkında iş bu davanın açılmasından önce 2613 sayılı kanun hükümlerine kadastro tutanağı düzenlenmiş olup, malikhanesi doldurulmadığından tutanağın kesinleştiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kanun’un 27/1.maddesi gereğince mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan, taşınmazın mülkiyeti ile ilgili olan ve sonuçlanarak kesinleşmemiş bulunan davaya konu taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine devrolunur. Aynı kanunun 26/son maddesine göre de kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği tarihte başlar. 3402 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre ise kadastro tutanağının malik hanesini doldurma görevi Kadastro Mahkemelerine aittir. Hal böyle olunca 480 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının malikhanesinin boş bulunması nedeni ile Kadastro Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu gözönünde bulundurularak mahkemece işin esasına girilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.