YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4066
KARAR NO : 2008/4213
KARAR TARİHİ : 06.06.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 260 ada 28, 29, 30, 31, 32, 33 ve 35 parsel sayılı 14244,38, 9418.69, 46.05, 794.87, 3284.28, 10198.02 ve 10666.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar , kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla davalılar …, …, …, … , …, … … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli parsellerin öncesinin müşterek muris … …’ya ait olup, terekesinin paylaşılmadığı ve kendisinin de miras payı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının miras payını davalıların murisi …’ya sattığı, bu sebeple … …’nun terekesinden kendisine intikal eden bir payın bulunmadığı, bir an için davacının miras payını satmadığı düşünülse bile, kök murisin ölüm tarihi olan 1929’dan tespit tarihine kadar taşınmazların davalılar tarafından kullanıyor olmasının taksimin varlığına karine teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.Dosyada fotokopisi bulunan 10.3.1956 tarihli satış senedi parmak izli olup Köy İhtiyar Heyetinin bu parmak izinin satan kişiye ait olduğuna dair tasdiki bulunmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 297.maddesine göre bu senede değer verilemez. Davacı, keşif sırasında okuma yazma bilmediğini, davalıların murisi olan kardeşi …’nun hatırlamadığı bir tarihte kendisine bir senet getirdiğini ve içeriğini söylemediğini, parmak basmasını istemesi üzerine parmak bastığını, kendisinin arazileri satmadığını, sadece babadan kalan küçük ve büyük baş hayvanlardaki payını sattığını söylemiştir. Davacının bu beyanına göre davacıya miras payına karşılık olarak bir büyük baş hayvan verildiği sabittir. Ancak bunun muristen kalan tüm mallara karşılık olarak mı yoksa davacının da kabul ettiği üzere sadece hayvanların taksimi sırasında davacının payına karşılık olarak mı verildiği hususu dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Buna göre mahkemece yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazların öncesinin müşterek murise ait olup olmadığı, müşterek murise ait olmaması halinde taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, müşterek muristen kalan taşınmazlar yönünden taksim yapıldığının ise ispatı yükünün davalı tarafta olduğu gözönünde
bulundurularak, davacıya verilen büyük baş hayvanın muristen kalan tüm mallara karşılık olarak mı yoksa sadece küçük ve büyük baş hayvanlara karşılık olarak mı verildiği hususu araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayanılarak karar verilemez. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.