Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16068 E. 2009/5513 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16068
KARAR NO : 2009/5513
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu beden iş güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile; Manevi tazminatın ceza olmadığı olayın oluş biçimine, zararın niteliğine, tarafların ekonomik ve ictimai durumlarına uygun olması, felaketi özlenir hale getirmemesi gibi ilkelerle birlikte değerlendirilerek 5.000,00 YTL manevi tazminatın (davalılardan … – … ve … Temel İnşaat hakkında olay tarihi olan 05/01/1999 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle), davalılar …, …, … – … Adi Ortaklığı, … Temel İnşaat AŞ den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat taleplerinin reddine,, karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 37.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 10, davalıların toplam % 90 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 20.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
“1-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın (davalılardan … – … ve … Temel İnşaat hakkında olay tarihi olan 05/01/1999 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle), davalılar …, …, … – … Adi Ortaklığı, … Temel İnşaat AŞ den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının Maddi tazminat taleplerinin reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.300.00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müstereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 500.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan toplam 556.20 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 486.00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalılar … ve Batı Beton A.Ş. tarafından yapılan 568.75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 71.00 TL sinin davacıdan alınarak davalılar … ve Batı Beton A.Ş’ ne verilmesine,
Davalılar … … Adi Ortaklığı ve … Temel A.Ş. tarafından yapılan 568.75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 71.00 TL sinin davacıdan alınarak davalılar … … Adi Ortaklığı ve … Temel A.Ş’ ne verilmesine,
5-Alınması gereken 1.080.00 TL ilam harcından peşin alınan 702.45 TL harcın düşümüyle kalan 377.55 TL nispi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 702.45 TL nispi harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 13.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.