Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3977 E. 2008/4361 K. 13.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3977
KARAR NO : 2008/4361
KARAR TARİHİ : 13.06.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilen 40150 metrekare yüzölçümündeki 1478 sayılı parsel hakkında Hazine tarafından taşınmazın içinde eski eser bulunduğu ve Hazine adına tescili gerektiği iddiasıyla Kadastro Mahkemesinde açılan dava sonucunda 17.10.1996 gün 1994/4 esas, 1996/6 sayılı kararla çekişmeli parselin 21.8.1996 tarihli fen bilirkişisi rapor ve eki krokisinde olduğu üzere 24700 metrekare olarak kuru arazi ve zeytinlik vasfıyla davalı … kızı … adına tapuya tesciline, aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 15150 metrekarelik alanın ise niteliği itibariyle mera olduğunun tesbitine ve tescil dışı bırakılmasına, çekişmeli 1478 parsel içinde kalan 300 metrekare alanın üzerinde antik yapı kalıntısı bulunduğu belirtilmek suretiyle krokideki ebatlarıyla davalı Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş, dosyanın temyizi üzerine gönderildiği Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 5.6.2000 gün 2000/2630 esas, 2719 sayılı kararıyla mera hakkındaki hüküm fıkrası düzeltilerek onanmıştır. Davacı Hazine vekili bu kararın Kadastro Müdürlüğünün yazılarına göre taşınmaz üzerinde bulunan antik eserin yerinin krokide yanlış işaretlendiği ve yüzölçümünün eksik hesaplandığı iddiasına dayanarak tavzih talebinde bulunmuştur. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tavzih talebinin hükmün değiştirilmesine yönelik olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Hukuk Yargılama Usulü Yasası’nın 455 vd. maddeleri gereğince tavzih istemine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre, mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Somut olayda kararın dayanağı olan krokide taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü ile diğer bölümüne ait fen bilirkişisince yapılmış yanlış hesaplamalar ile krokide antik yapı kalıntısı olarak Hazine adına tesciline karar verilen bölümün miktarı ve gerçek yerinin düzeltilmesi istendiğine ve bu konuda davanın her iki tarafının da talebi bulunduğuna göre kararın infaz kabiliyeti kazanabilmesi yönünden, karar ile harita ve zemin arasındaki uyumsuzluğun hüküm fıkrası çerçevesinde ortadan kaldırılmasına yönelik tavzih isteminin hiçbir inceleme yapılmaksızın reddi usul ve yasaya aykırıdır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 459. maddesi gereğince taraflar çağrılarak dinlenilmeli, mahallinde uzman fen bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak,
kararın dayanağı olan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm ile diğer bölüm arasındaki sınır sabit kalmak şartıyla bölümlerin gerçek yüz ölçümleri ile antik yapı kalıntısının arazi üzerinde kapladığı gerçek yer belirlenmeli, fen bilirkişisinden bilimsel verilere uygun rapor ve kroki alınmalı ve hüküm fıkrası çerçevesinde infaza elverişli bir karar verilmelidir. Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.6.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.