YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29580
KARAR NO : 2022/21169
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
1- Özel belgede sahtecilik suçu yönünden;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçu yönünden;
Sözlü olarak yapılan anlaşma gereğince katılanın muhasebe işleri gören sanığın katılanın iş yerindeki çalışanların sigorta işlemlerini yapmak amacıyla aldığı paraları yatırmayarak internet bankacılığı ile işlem yapmış ve yatırmış gibi düzenlediği imzasız yazıcı çıktılarından ibaret sahte banko dekontlarını katılan şirkete sunması şeklindeki eylemin 5237 sayılı TCK’nin 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında; sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere “kamu” olduğu, güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun ise katılan olduğu, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.