Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5927 E. 2008/5410 K. 19.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5927
KARAR NO : 2008/5410
KARAR TARİHİ : 19.09.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 170 ada 12 ve 155 ada 2 parsel sayılı 497,13 ve 132,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalması nedeniyle maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece keşif yapılmaksızın çekişmeli taşınmazların 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığı ev ve arsa niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı tapu kaydı ve arkeolojik sit haritası keşif mahallinde uygulanmamış, çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, sit alanında olup olmadığı belirlenmemiş, taşınmazların niteliği, zilyetlik durumu usulünce araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik ve yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında fen ve arkeolog bilirkişileri aracılığı ile arkeolojik sit haritası, davacının dayanağı tapu kaydı uygulanmalı, davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığı, çekişmeli taşınmazların arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmazların niteliği hususunda uzman ziraat bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, ne durumda bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığı veya zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleştiği halde, taşınmazların aynı zamanda 3. derece arkeolojik sit alanında kaldıklarının da anlaşılması halinde bu hususun, 2863 sayılı Yasa hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği de gözönünde bulundurulmalıdır. Eksik inceleme, araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.