YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2996
KARAR NO : 2008/5361
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … …; tapu kaydına, irsen intikal ve taksime dayanarak, kadastro tesbiti sonucu davalılar … (…) ve müşterekleri adına tescil edilen 1675 parsel sayılı 58946 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ile davacılar … … mirasçıları adlarına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … (…), … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; revizyon gören tapu kayıtlarının mevki ve sınırları itibari ile çekişmeli parsele uymadığı, davalıların zilyetliğinin bulunmadığı, davacının tutunduğu, dava dışı 1564 sayılı parsele revizyon gören 11.2.1967 tarihli ve 16 sıra numaralı tapu kaydı ile kadastro sırasında hiçbir parsele revizyon görmeyen 11.2.1967 tarihli 17 sıra nolu tapu kaydının sınırları zeminde tesbit edilmese de dava konusu taşınmaza uyduğu ve davacının zilyet olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin kabulünün aksine 28.6.1989 tarihli komisyon kararı ile davacının tutunduğu 11.2.1967 tarih 17 sıra nolu tapu kaydının 1842 sayılı parseli kapsadığı belirtilerek, 15923 metrekare miktarındaki tapu kaydının miktarından fazla olarak 22400 metrekare yüzölçümündeki 1842 sayılı parsele revizyon gördüğü ve davacı … … adına tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca 12.2.1967 tarih 17 sıra nolu tapu kaydı güneyde Miralay veresesini sınır göstermektedir. Davalıların dayandığı tapu kaydının eski maliki …’dir. Bu tapunun mevkii köseler harımı olup 28.9.1999 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi taşınmazın bulunduğu mevkiinin köseler harımı olduğunu, yine 1. keşifte dinlenilen bilirkişiler davalı tapusundaki doğu sınırındaki derenin çekişmeli 1675 ile güneydoğudaki 1566 sayılı parselin güneyindeki sınırı takip eden dere olduğunu bildirmiş son keşifte ise aksi beyanda bulunulmuştur. Mahkemece yapılan tapu kaydı uygulamaları yetersizdir. Bu nedenle davacının dayandığı 11.2.1967 tarih 16 sıra nolu, geldisi 9.10.1934 tarih 6 sıra nolu tapu kaydının dayanağı olan iskan kayıtları, varsa krokisi ve 11.2.1967 tarih 17 sıra nolu, öncesi Hazine’nin ihale ile satışı sonucu oluşan tapu kaydının varsa ölçekli haritası getirtilmeli, davalıların dayandığı tesbite esas tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm intikalleri ve maliklerinin ölüm tarihlerini gösterir şekilde getirtilerek mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler ve aynı şekilde seçilen tanıklarla keşif yapılmalı, tarafların dayandıkları tapu kayıtları tek tek uygulanarak, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmak ve tesbite aykırı sonuca varılması halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle tapu kayıtlarının kapsamları tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptanmalı, davacı tarafın zilyetliğe de dayanmış olması nedeniyle taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde davalı tarafın dayandığı tespit tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı tartışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.