Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4340 E. 2009/4642 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4340
KARAR NO : 2009/4642
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 7 parsel sayılı 505.313,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hiç kimsenin zilyet ve tasarrufunda olmayan ham toprak ve çalılık niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından davalılar Hazine ve … aleyhine açılan tescil davası nedeniyle mahkemece fen bilirkişisinin raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 34082,68 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı … adına tesciline dair verilen kararın davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından krokide (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden usulen mera araştırması yapılması, zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması, krokide (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulması üzerine Mahkemece bozma ilamına uyularak davaya devam edilmiş ve dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda tutanağının Kadastro Mahkemesinin 2007/22 esas, 40 karar sayılı ilamı ile çekişmeli parselin davalı Hazine adına tesciline karar verilerek hükmün ve buna bağlı olarak kadastro tespitinin kesinleşmiş olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tespitinin davacı … tarafından, davalı Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan Kadastro Mahkemesinin 2007/22 esas ve 40 karar sayılı ilamı sonucu kesinleştiğinden bahisle mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş ise de; bu kabul, dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli parselin tespit tutanağı 29.06.2006 tarihinde düzenlenmiş olup, çekişmeli taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak Hazine ve … aleyhine tespitten önce 27.03.2001 tarihinde tescil davası açılmış olması nedeniyle tespit tarihinde çekişmeli parselin tutanağı davalı durumdadır. Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi gereği tutanağın düzenlendiği tarihte Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi sona ermiş ve dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde aynı taşınmazla ilgili tüm davaların birleştirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, mahkemece bu husus gözden kaçırılmak suretiyle davacı Adem Kurt’un açtığı dava sonuçlandırılarak sözü edilen ilam kesinleşmiş ise de bu değerlendirme durum çekişmeli parselin tutanağının kesinleştiği sonucunu doğurmaz. Bu nedenle görevli mahkeme Kadastro Mahkemesidir. HUMK’nun 7. maddesi uyarınca mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak görevli bulunan kadastro mahkemesince davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.