YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1189
KARAR NO : 2009/2018
KARAR TARİHİ : 30.03.2009
MAHKEMESİ : ANKARA 9. İCRA MAHKEMESİ
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanık … hakkında açılan davanın İİK’nun 347.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1-Anayasa’nın 141.,CMK’nun 34,230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan, davanın düşürülmesine ilişkin kabulün hangi delillere dayandığı da açıklanmadan, gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
2-Sanığa isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde düzenlenmiş olup buna göre “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde,…” suçun oluştuğu kabul edilmektedir. Eş anlatımla ticari işletmenin borcunu ödeme gücü bulunmasına rağmen şirket yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastiyle borcu ödememesi gerekmektedir. Somut olayımızda borçlu şirket hakkında başlatılan icra takibinde bakiye alacağın tahsili amacıyla 05.03.2008 günü haciz için borçlunun yetkilisi olduğu şirketin adresine gidildiğinde bilinmeyen bir adrese taşındıklarının öğrenilmesi nedeniyle haciz işlemi yapılamadığı, şikayetin 02.06.2008 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında İİK’nun 347.maddesinde belirtilen şikayet süresinin geçtiğinden söz edilemez. Bu durumda yargılamaya devamla toplanan delillerin değerlendirilmesi sonunda sanığın hukuki durumunun takdiri yerine şikayet süresinin geçirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Şikayetin yasal süresi içerisinde yapılmaması halinde, İİK’nun 347.maddesi gereğince “şikayet hakkının düşürülmesi” yerine “davanın düşürülmesine” karar verilmesi,
Yasaya aykırı olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.