YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7750
KARAR NO : 2022/8468
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/97 E. – 2021/43 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … İl Jandarma Komutanlığı’nda görev yapmakta iken 25/03/1994 tarihinde 38.868.792 (eski TL), 15/07/1994 tarihinde 12.238.800 (eski TL) olağanüstü hal tazminatı olarak … Emlak Bankası şubesine yatırıldığını, Emlak Bankasının tasfiye halinde olması nedeni ile tazminatın Ziraat Bankasına aktarıldığını, çalıştığı dönemde bilgisi olmadığından olağanüstü hal tazminatını alamadığını, bu nedenle toplam 51.107.592 (eski TL) olağanüstü hal tazminatının güncellenerek şimdilik 4.500,00 TL’lik kısmının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, akabinde 17.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 19.819,99 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kısmı dava açılamayacağını, talebin zamanaşımına uğradığını, davalının Emlak Bankası A.Ş’nin küllü halefi olmadığını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, yapılamayan ödemelerin mevzuat gereği 31/12/1994 tarihinden sonra bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan vekili, müvekkili bankanın 2001 yılından sonra bankacılık işlemlerini yapmadığını, dava konusunun davalının sorumluluğunda olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, OHAL tazminatı uygulamasının 3920 sayılı Kanun’unun geçici 1. maddesi ile 14/01/1994 tarihinde sona erdiğini, hesaplarda kalan bakiyenin 01/04/1995 tarihi itibariyle bütçeye gelir yazılacağı ve hazine hesaplarına devredileceğinin hükme bağlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankaya husumet yönetilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bankanın hesaba yatan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığı, yatırılan OHAL tazminatlarının nemalandırılmak üzere bankaya yatırıldığı gözetildiğinde davacının hesapta bulunan paranın güncellenmiş değerini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 19.819,99 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı adına yatırılan olağanüstü hal tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle, davacı adına yatırılan olağanüstü hal tazminatının denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değerine hükmedilmişse de Dairemizin 08/02/2016 gün, 2015/13181 Esas-2016/1063 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı bankanın, vadesiz mevduat hesabına yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığından hesap sahibinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu bankaya yüklenemez. Hesap sahibi ancak bankaya müracaat tarihinde hesapta ne kadar para varsa bunu talep edebilir. Denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değere hükmedilemez.
Bu itibarla mahkemece, davalı kayıtları incelenerek, müracaat tarihinde hesapta ne miktarda para bulunduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.