YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8270
KARAR NO : 2008/6977
KARAR TARİHİ : 03.11.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 168 ada 3 parsel sayılı 1.886,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmaması ve delillerini bildirmemesi nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 28/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı adına çıkartılan meşruhatlı davetiyenin “davacının adresinden ayrılmış olup, açık adresi bilinmediğinden bahisle” iade edildiği anlaşılmıştır. Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi 2. fıkrasında “adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. Davacı adına çıkartılan tebligatın adres değişikliği nedeniyle bila tebliğ iade edildiği ve davacının yeni adresi de bilinmediğine göre, Mahkemece meşruhatlı davetiyenin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tebliğ ettirilmesi gerekir. Usulünce tebligat yapılmayan ve bu sebeple meşruhattan haberi olmayan davacıya meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğinden sonra, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması isabetsiz, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.