Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/8674 E. 2009/8267 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8674
KARAR NO : 2009/8267
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 27.07.1976 tarihinden itibaren çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm, davacının ve davalı işverenin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 27.07.1976-14.09.2004 tarihleri arasında kesintisiz olarak 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulu ile, davacının davalıya ait iş yerinde 20.09.1992- 08.10.2004 tarihleri arasında asgari ücret ile 1748 gün çalıştığının tespitine, bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline fazla talebin reddine, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık,davacının 20.09.1992 tarihinden önceki çalışmalarının hakdüşürücü süreye uğrayıp uğramadığı ve davacı yararına hükmedilen fazla çalışma ücreti,yıllık izin ücreti,hafta tatili ücretleri üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverene ait işyerinde 1991/2. dönem ile 2004/1. dönem arasında 2496 gün sigortalı çalışmasının davalı Kuruma bildirildiği,15.11.1990-31.01.1992 tarihleri arasında 102 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği,334 gün çalışmasının bildirilmediği, 15.11.1990 ve 20.09.1992 tarihlerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgelerinin ve 31.01.1992 tarihinde işten çıkış belgesinin Kuruma verildiği,tesbiti talep edilen dönemde başka işverence verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunmadığı,1988/1.dönem ile 2004/3. dönem arasına ilişkin dönem bordroları ile 1990/1. ay ile 2004/10. ay arasındaki ücret bordrolarının geldiği, ücret bordrolarının SSK Hizmet cetveline uygun düzenlendiği ücret bordrolarının imzasız olduğu, davalı işverene ait kuaför işyerinin 01.01.1988 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,davacının 01.01.1983-20.09.1992 tarihleri arasında ölüm aylığı aldığı,01.12.1990-30.12.1990 tarihleri arasında seyyar kuaförlük yapması nedeniyle vergi kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi dönem bordrosu)verilmesi durumunda beş yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık seçiktir.
Somut olayda davacı ile ilgili olarak 15.11.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği ve 16 günlük çalışmanın bildirildiği 1.12.1990-30.12.1990 tarihleri arasında seyyar kuaförlükten vergi kaydının bulunduğu ancak davalı işverence davacının 1990 yılı Aralık ayı bordrosunda 8 gün çalışmasının gösterildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının seyyar kuaförlükten vergi kaydı olsada davalı yanında çalıştığı kabul edilmelidir.İmzasız ücret bordrolarında Ocak 1991 -Ocak 1992 tarihleri arasında davacının her ay 10 gün çalıştığına ilişkin ücret bordroları düzenlenmiş olup 31.1.1992 tarihinde çıkışı bildirilmiştir.O halde davacının 15.11.1990-31.1.1992 tarihleri arasındaki süre yönünden hakdüşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceğinden çalışma tanık beyanları ile de doğrulandığından bu dönemde davalı Kurumca eksik bildirilen sürenin tespitine karar verilmelidir.
Fazla çalışma ücretlerinin,yıllık izin ücretlerinin,genel tatil ücretlerinin ve hafta tatili ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ın hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği konusundaki içtihadi istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 28.4.2005 gün 2004/ 24398 E, 2005/ 14779 K. ve Yargıtay 9.HD. 9.12.2004 gün 2004/ 11620 E, 2004/ 27020 K.). Gerçekten bir işçinin uzun süre ve her gün aynı şekilde günlük çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına uygun düşmez. Fazla çalışma ücretinden indirimi öngören bir yasal düzenleme olmasa da, Yargıtay’ın yapılmasını öngördüğü indirimi çalışma süresinden indirim olarak algılamak gerekir.Ancak, bu işçilik alacaklarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Fazla çalışma ücretlerinin,yıllık izin ücretlerinin,genel tatil ücretlerinin ve hafta tatili ücretlerinin takdiri delil niteliğindeki tanık anlatımlarına dayanılarak kabul edilmesi karşısında bu ücretlerden hakkaniyet indirimi yapılmaması doğru değildir.
Yapılacak iş,tespite karar verilen süre dışında ayrıca davacının 15.11.1990-31.01.1992 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak çalıştığının tesbitine karar vermek,işçilik alacaklarını zamanaşımı sürelerini ve davalı işveren yararına kazanılmış hak durumunuda dikkate alarak tesbitine karar verilen dönemi de kapsayacak şekilde yeniden hesaplatmak, tesbit edilecek fazla çalışma, yıllık izin ,genel tatil ve hafta tatili ücretleri üzerinden hakkaniyet indirimi yapmak ve sonucuna karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının ve davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan …’ya iadesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.