YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4898
KARAR NO : 2023/225
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 30.03.2018 tarihli ve 2018/245 Esas, 2018/276 Karar sayılı ek kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 17.02.2017 – 18.02.2017 tarihleri arasında 2 gözaltında kaldığını, yapılan soruşturma neticesinde hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının gözaltında kalması nedeniyle uğradığı kazanç kaybı ve manevi sıkıntılar için 5.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 13.000,00 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 17.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi ve yetkili mahkemede açılmadığından reddi gerektiğini, davacının tazminat hak edip etmediğinin ve mükerrer dava olup olmadığının tespiti gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve tazminata hükmedilirse hangi tedbir nedeniyle hükmedildiğinin kararda açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2017 tarihli ve 2017/222 Esas, 2017/404 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2018 tarihli ve 2018/245 Esas, 2018/276 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.03.2018 tarihli ve 2018/245 Esas, 2018/276 Karar sayılı ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tazminat isteme koşullarının oluştuğuna, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı karar verdiğine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin davacının hak arama özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Koruma tedbirlerine dayalı tazminat davalarının niteliği itibariyle yargılama sırasında sadece 5271 sayılı Kanun’un uygulanması halinde, adil ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi ve ilgilerin zararlarının karşılanması hususunda bir kısım sorunların ortaya çıkabilecek olmasından dolayı bu davalarda esas olarak 5271 sayılı Kanun uygulanmakla birlikte, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda, 6100 sayılı Kanundaki düzenlemeler uygulanmaktadır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının miktar itibari ile temyiz edilebilir olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir. Buna göre, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez.
Bu açıklamalar çerçevesinde, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 47.530 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma, görevi yaptırmamak için direnme, 2911 sayılı Kanun’a muhalefet ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi suçlarından 17.02.2017 – 20.02.2017 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kalan davacının tazminat talebinin İlk Derece Mahkemesince reddi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle reddedilen toplam 13.000,00 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin olduğu görülmekle, davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.03.2018 tarihli ve 2018/245 Esas, 2018/276 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.